Spora çağrı
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Sinop'a yapılan Şehir Stadyumunun açılışında yapmış olduğu konuşmasında, “lütfen çocuklarınızı yüzme havuzlarına, spor salonlarına getirin. Onları kötü alışkanlıklardan, dijital dünyadan, uyuşturucudan, içkiden uzak tutarak sporun birleştirici, iyileştirici gücünü gösterelim” diyerek muhteşem bir açıklama yapmış.
Finlandiya, Rusya, Çin veya Fransa’daki çocuklar kendi kendilerine mi spora başlıyor?
Diğer gelişmiş ülkelerde anne babalar mı çocuklarını spora sanata yönlendiriyor?
Yetenek yönlendirmesi denilen kavramı İtalya veya Almanya velilere mi bırakıyor?
İsviçre, Norveç, Belçika’nın sporda başarılı olma nedeni velilerden mi kaynaklanıyor?
Doğru zamanda doğru branşa yönlendirilen her çocuğun başarılı olabileceğini Avrupa’da yaşayan Türk çocuklarında görmedik mi?
Alman, İsveç formasıyla Dünya şampiyonu birçok Türk sporcumuzla gurur duyuyoruz.
Fakat sorunlarla gerdiğimizde, üzülüp ağladığımızda neden sorusu cesaretle cevaplanmalı.
Kayıplar yaşayıp acılarla kıvrandığımızda yüce yaradana sığınıp kendimizi kandırıyoruz.
Nedeni belli olan acılar devam ettiği, çözüm üretmekte kararlı olmadığımız müddetçe üzülmeye ağlamaya ve toplum olarak kahrolmaya devam ediyoruz.
Çocuk ve gençlerin doğru zamanda doğru alana yönlendirmek bu kadar zor olmamalı.
Sporun, sanatın, eğitimin ve kültürel çalışmaların ne kadar önemli olduğunu anlamak için illaki başımıza yaşadığımız olayların gelmesi mi lazım.
Sistemsizliğin getirisi başarısızlık o da ağlatıp üzüyor.
Boşlukta olup ne yapacağını bilmeyen,
Yeteneğinin farkına varmayan,
Yönlendirilmemiş ve kontrol edilmemiş,
Saatlerce telefon ve bilgisayar başında vakit geçirmiş çocuk her an tehlike yaratabilir.
Sosyal medyanın yanlış kullanılması, amaç dışına sapılması çocuğu her yere sürükleyebilir.
Diziler, kontrolden çıkmış dedikodu programları çocuklarla birlikte aileleri de dağıtıyor.
Sabahtan akşama kadar televizyon başında dizi ve dedikodu programı izleyen anne çocuğu nasıl yönlendirebilir.
Ekonomik sıkıntıya rağmen elinden düşüremediği sigara veya alkolle sakinleşen babadan çocuğunu yönlendirmesini, spora götürmesini nasıl bekleriz.
Devletimiz her çocuğa, aileye zamanında ulaşarak onları yönlendirebilecek güce sahiptir.
Spora, sanatsal çalışmalara çocukların gelmesini beklemekten ziyade onları okullarında yeteneklerine göre sınıflandırıp çalışmalarını gelişmiş ülkeler gibi organize etmeliydik.
Yeter ki “organizasyon yapmaktan ziyade ülkemiz için organize olmayı başaralım.”
