menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suçun şahsîliğinden, suçun meslekleşmesine

9 0
31.01.2026

Son zamanlarda iş gereği rastladığım gazetelerin üçüncü sayfaya layık görülen asayiş haberleri bana derinleşen bir karamsarlıkla; “Biz bu noktaya ne zaman geldik? Yani suçun neredeyse gündelik hayatın bir parçası hâline gelmesine ne ara razı olduk?” sogulamaları yaşatıyor. Zira memlekete suç işlemek artık sürekliliği olan, mükerrer bir hâle dönüştü. Faillerin, hükümlülerin hayatında suç, istisnai yahut münferit bir kırılma değil; tekrar tekrar girilen bir kapı. Giriyor, çıkıyor, dolaşıyor, yeniden giriyor. Bunu söylerken abartmıyorum; ceza kanunlarında yer alan her kategoriden suç, ülkede neredeyse bir meslek gibi icra ediliyor artık. Mesai var, ara var, dönüş var..!

Diğer yandan, suç oranları artarken ve failler veya potansiyel suçlular günden güne pervasızlaşırken, devlet, suça hukuku gözeterek yanıt vermek yerine, bu vehameti idare etmeye çalışıyor. Ancak suçu önlemeye yönelik yaptırımları sıkılaştırmak ve caydırıcı politikalar üretmek dururken, idare edilen şey güvenlik olunca, bedelini doğrudan milletçe ödüyoruz.

Bugün suç haberlerine baktığımızda karşımıza çıkan tablo ürkütücü olduğu kadar tanıdık. Tekrarlanan cinayetler, kadına yönelik şiddet, gasp, yaralama. Üstelik fail profilleri çoğunlukla........

© Anayurt