menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dante, İlahi Komedya ve Türkiye

9 0
wednesday

Dante Alighieri, 1265 yılında Floransa’da doğmuş, sadece bir şair değil, aynı zamanda aktif bir siyasetçi ve derin bir filozoftur. Hayatının en trajik dönemi, siyasi mücadeleler sonucunda çok sevdiği Floransa’dan ömür boyu sürgün edilmesi olmuştur. Bu sürgünlük, onun hem dünyaya olan küskünlüğünü hem de manevi arayışını tetiklemiştir. İlahi Komedya’yı yazmasındaki temel motivasyon hem kişisel bir kurtuluş arayışı hem de yozlaşmış Kilise ve siyaset dünyasına ilahi bir adalet dersi vermektir. Dokuz yaşında görüp aşık olduğu ve erken yaşta kaybettiği Beatrice, Dante için dünyevi aşkın ilahi aşka dönüşmesinin sembolüdür. Eserini o dönem elitlerin dili olan Latince yerine halkın dili olan İtalyanca (Toskana lehçesi) ile yazarak, bilginin ve maneviyatın sadece seçkinlere değil, tüm insanlığa ait olduğunu savunmuştur.

Kitabın konusu, Dante’nin kendisini bir gece vakti "karanlık bir ormanda" bulmasıyla başlayan, Cehennem, Araf ve Cennet’e yapılan sembolik bir yolculuktur. Eserin ana kahramanı olan Dante, zaafları, korkuları ve merakıyla aslında "sıradan insanı" temsil eder. Yolculuğun ilk iki aşamasında ona rehberlik eden kişi, rasyonalizmi ve aklı temsil eden Romalı şair Vergilius’tur. Dante, Cehennem’in derinliklerine indikçe günahların ağırlığına göre şekillenen cezalarla karşılaşır; burada kahramanımız pasif bir izleyici değil, bazen acıyan bazen de öfkelenen bir gözlemcidir. Araf’ta ise umudu ve........

© Analiz