Carl Sagan ve Cosmos'un sırları
Sagan, bilginin akademi koridorlarında veya laboratuvarlarda hapsolmasına, yani "bilip de susma" eylemsizliğine şiddetle karşı çıkan bir bilim insanıydı. Kitabın yazıldığı 1980'li yıllar, Soğuk Savaş'ın zirvesiydi ve insanlık, kendi yarattığı nükleer silahlarla yeryüzündeki yaşamı yok etme tehlikesiyle karşı karşıyaydı.
Sagan, dünyayı kurtarmanın tek yolunun, insanlara evrensel bir perspektif kazandırmak olduğuna inandı. Eğer insanlar, uzayın akıl almaz büyüklüğünü ve yeryüzünün o karanlık boşluktaki eşsiz ve kırılgan yapısını kavrayabilirse, sahte sınırların ve yıkıcı hırsların anlamsızlığını fark edebilirlerdi. COSMOS’u, bilimin sadece teknik bir uğraş değil, insanlığın hayatta kalması için bir uyarı sistemi, bir rehber olması gerektiği inancıyla yazdı.
Cosmos'un felsefesi, karanlıktan çıkıp muazzam bir farkındalığa uyanmayı temel alır. Sagan bu durumu en çarpıcı şekilde şu sözüyle özetler: "Bizler, yıldız tozundan yapıldık. Bizler, evrenin kendini bilme yoluyuz."
Bu felsefe, insanlığı evrenden ayrı, sıradan bir varlık olarak görmez. Tam aksine, 15 milyar yıllık bir kozmik evrimin sonunda ortaya çıkan, düşünen, sorgulayan ve gerçeği "arayıp bulan" bir bilinç olarak konumlandırır. Bu duruş, insanlığın dogmalardan, cehaletten ve yıkıcılıktan kurtulup, aklın ve bilimin rehberliğinde girmesi gereken kalıcı bir Aydınlanma ve Işık Evresi'ni temsil eder.
Carl Sagan, kariyerini gezegenlerin atmosferlerini ve yüzey dinamiklerini incelemeye adamış bir gezegen........
