Yürekte Bukağı: Tevafuk
Bu enteresan kelime birbirine uyma anlamına geliyordu. Tam da oyunun her şeyini özetleyen tek bir kelime olarak.
Tevafuk tek perdeden oluşan bir oyun. Ankara’da lüks bir otel odasında geçiyor. Ankara’nın lüks bir semtinde, muhafazakar ve zengin bir ailede büyümüş Halit ile Ankara’nın gettosunda büyümüş, jigololuk yaparak geçinen Yusuf hayatları tesadüfen kesişir.
Bu iki farklı dünyayı internet üzerindeki bir flört uygulaması bir araya getirir. Başta her şey imkansız gibidir. Para çok gerçek, çok somut, çok güçlü… Aşk fazla kırılgan. Soyut. Sanki biraz da yalan dolan bir duygu gibi. Yine de ikisinin arasında beklenmedik bir şey olur. Sınıfsal çatışma aşılır yerini küçük oyunların oynandığı bir başka sahneye bırakır. Bu küçük otel odasında aşk, sanki bir ihtimal gibi görünür. Sanki bu küçük oyun gerçeğe dönüşecek gibidir… Her şey bir otel odasında başlar ve bir otel odasında biter.
Tevafuk son yıllarda izlediğim en etkileyici oyunlardan bir tanesi. Bilinmeyen bir dünyaya kapı açıyor. Görünmeyen ama bilineni görünür kılıyor. Oyunun müzikleri daha başlamadan nasıl bir şeyle baş başa kalacağımızın habercisi. Adeta. Başta “Kalbimi Kıra Kıra” (Vesikalı Yarim filminin unutulmaz müziği), “Otel Odaları” ve diğerleri oyun boyunca metne adeta yol gösteriyor.
Şamil Yılmaz’ın kalemiyle hayat bulan Tevafuk oyununu Cevriye Demir yönetiyor. Genç oyuncular Mehmet Berkay Baygın, Erdinç Kılıç karakterlere adeta ruh üflüyorlar. İkilinin sahnede uyumu alkışa değer. Oyunun fotoğraflarını çeken Ayten Çelik’in sinemasal kadrajına bayıldım. Küçük bir otel odasında geçen oyun kalplerde büyük bir yer kaplıyor. Bittiğinde biraz buruk, biraz kalbimizi kırık kala kalıyoruz. Tiyatroyu bir eğlencelik olmaktan çıkarıp gerçek bir sanat yapıtına dönüştürüyor bir oyun bu. Hayata ayna tutuyor… Bakmak, görmek size kalıyor.
