Bir elmayı ısırırken başlayan tehlike!
Oysa o küçük kanama, vücudumuzun verdiği ciddi bir alarm olabilir.
Geçtiğimiz günlerde Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alparslan Dilsiz ile diş eti hastalıkları üzerine oldukça dikkat çekici bir sohbet gerçekleştirdim. Açıkçası diş çürüğünün kalp hastalıklarıyla bağlantılı olduğunu biliyordum ama Alzheimer’dan diyabete kadar birçok hastalıkla ilişkilendirildiğini ilk kez bu kadar net duydum.
Prof. Dr. Dilsiz’in özellikle üzerinde durduğu konu, toplumun diş eti kanamasını hafife almasıydı. Bir elmayı ısırırken, diş fırçalarken ya da misvak kullanırken görülen kanamanın, “gingivitis” adı verilen diş eti iltihabının ilk belirtisi olabileceğini söyledi.
Asıl tehlike ise burada başlıyor…
Çünkü diş eti hastalıkları çoğu zaman ağrı yapmadan ilerliyor. İnsan ağrı hissetmeyince sorun olmadığını düşünüyor. Ancak süreç sessiz sedasız ilerlerken diş etleri çekiliyor, çene kemiği eriyor, dişler sallanmaya başlıyor. Sonunda ise “periodontitis” denilen ileri evre hastalık ortaya çıkıyor.
Bazen kaybedilen dişlerde tek bir çürük bile olmuyor.
Yani diş sağlam görünüyor ama onu taşıyan yapı çöküyor.
Prof. Dr. Dilsiz’e göre hastalar çoğu zaman durumun ciddiyetini, yüzlerinde şişlik oluştuğunda ya da apse nedeniyle ağrı başladığında fark ediyor. O aşamada ise tedavi hem daha zor hem de daha maliyetli hale geliyor.
Üstelik mesele yalnızca diş kaybı da değil…
Diş eti hastalıklarının; kalp ve damar hastalıklarından diyabete, kronik böbrek........
