Rüzgâr türbinlerinin kanatları nereye gidiyor?
Enerjideki değişimi çoğu zaman bu rakamlar üzerinden okuyoruz. Rüzgârın son yıllardaki yükselişi de bunun dışında değil. Türbinler çoğaldı, teknoloji gelişti, üretim kapasitesi yükseldi; ülkeler yeni hedefler açıklarken yatırımcılar da daha büyük projelere yöneldi. Ancak bütün bu büyümenin içinde daha az konuşulan başka bir mesele var. Bugün gökyüzünde dönen türbinlerin önemli bir bölümü önümüzdeki yıllarda ekonomik ömrünü tamamlayacak. O gün geldiğinde yalnızca ne kadar elektrik ürettiklerini değil, bu dev yapıların nasıl söküleceğini, geride kalan malzemelerin nasıl değerlendirileceğini ve özellikle kanatların nereye gideceğini de konuşacağız.
Modern rüzgâr türbinlerinin hizmet ömrü 25-30 yıla ulaşabiliyor; kanatlar, jeneratörler ve diğer bazı bileşenler ise bu süreden önce onarım veya değişim gerektirebiliyor. Çelik kule, bakır ve birçok metal ya da mekanik parça yeniden kullanılabiliyor veya geri dönüştürülebiliyor. Asıl güçlük ise kompozit yapılarda ortaya çıkıyor. Çünkü bu parçaların bir yandan hafif olması, diğer yandan yıllarca yağmura, kara, güneşe ve kuvvetli rüzgâra dayanabilecek sağlamlığı koruması gerekiyor. Bunun için fiberglas veya karbon fiber gibi malzemeler reçinelerle birleştiriliyor. Türbin çalışırken büyük avantaj sağlayan bu dayanıklılık, kullanım ömrü sona erdiğinde geri dönüşümün önündeki önemli güçlüklerden birine dönüşüyor.
Bu sorun, kullanım ömrünü tamamlayan türbinlerin sayısı arttıkça çok daha büyük bir ölçeğe ulaşabilir. Rakamlar da buna işaret ediyor. WindEurope'un tahminine göre Avrupa'da kullanım dışı kalan türbin kanatlarından kaynaklanan malzeme miktarı 2030'da yılda 55 bin tona ulaşabilir. Üstelik türbinlerin boyutları da giderek büyüyor. Özellikle deniz üstü........
