menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Küresel enerji dönüşümü: Güçlü olan kazanıyor

11 0
friday

Anlatı hep umut dolu. Oysa bu büyük hikâyenin arka planına biraz dikkatle bakıldığında, ortada yalnızca çevreyi kurtarmaya dönük bir çaba değil; aynı zamanda küresel ölçekte işleyen sert bir eleme mekanizması olduğu görülüyor.

Soruyu baştan sormak gerekiyor:

Bu dönüşüm herkesi ileri mi taşıyor, yoksa bazılarını bilinçli biçimde sistemin dışına mı itiyor?

Bugün enerji dönüşümü artık teknik bir mesele değil. Bu, doğrudan doğruya küresel güç ilişkilerinin yeni dili. Dün petrol kuyularına sahip olmak belirleyiciydi. Bugün ise teknolojiye, finansmana ve tedarik zincirlerine hâkim olmak oyunu belirliyor. Yani mesele yalnızca enerji üretmek değil; o enerjiyi dönüştürebilecek ekonomik ve kurumsal kapasiteye sahip olmak.

Ve bu kapasite, dünyaya eşit dağılmış değil.

Gelişmiş ülkeler onlarca yıl boyunca fosil yakıtlarla büyüdü, sanayileşti ve zenginleşti. Şimdi dönüp “dünya kirleniyor” diyerek yeni kurallar koyuyorlar. Elbette çevreyi korumak gerekir. Buna itiraz etmek zaten mümkün değil. Ancak bu noktada tartışılması gereken mesele, Bu yeni kuralları kimler rahatlıkla uygulayabiliyor?

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve Dünya Bankası raporları, yenilenebilir enerji yatırımlarının büyük ölçüde sermaye yoğun, ileri teknoloji gerektiren ve finansman erişimi güçlü ülkelerde hızla........

© Analiz