Sınav hazırlığı popülizmin değil, uzmanlığın alanıdır
Özellikle LGS ve YKS gibi merkezi sınavlar söz konusu olduğunda, milyonlarca gencin kaderini belirleyen bu süreçlerin ne kadar kritik olduğu tartışmasız. Ancak son yıllarda bu hayati alanın giderek farklı aktörler tarafından “iyi niyetli” ama tartışmalı uygulamalarla doldurulduğunu görüyoruz. Bunların başında da belediyelerin yaygınlaştırdığı ücretsiz sınav hazırlık kursları geliyor.
Başta sosyal belediyecilik kapsamında değerlendirilebilecek bu adımlar, ilk bakışta toplum yararına gibi görünebilir. Ancak meseleye biraz daha yakından baktığımızda, burada ciddi bir yapısal problemle karşı karşıya olduğumuzu görmek zor değil. Çünkü eğitim, özellikle de sınav hazırlığı, “niyet” ile değil “yetkinlik” ile yürütülmesi gereken bir alandır.
Açık konuşmak gerekir: Belediyeler eğitim kurumu değildir. Belediyelerin asli görevi şehir yönetimidir; altyapıdan ulaşıma, çevre düzenlemesinden sosyal hizmetlere kadar geniş bir sorumluluk alanları vardır. Eğitim ise başlı başına bir uzmanlık disiplinidir. Pedagojik formasyon, ölçme-değerlendirme sistemleri, öğrenci takibi, sınav stratejileri ve yıllara dayanan deneyim gerektirir. Bu alanı, yalnızca iyi niyetle ve kamu kaynağıyla yürütmeye çalışmak, gençlerin geleceği üzerinde bir tür deneme yapmaktır.
Bugün birçok belediye milyonlarca liralık bütçelerle kurs merkezleri açıyor, öğretmenler istihdam ediyor, öğrencilere ücretsiz hizmet sunuyor. Peki, bu yatırımların karşılığında ortaya çıkan somut başarı nedir? Kaç öğrenci ilk 10 bine........
