Yurtta Sulh Cihanda Sulh
Bu köşede dış ticaret, ticari diplomasi ve gümrük alanında gündemde olan konuları konuşacak ve analiz edeceğiz. Sorularınız ya da merak ettiğiniz konular varsa onlara da temas etmek isterim.
Son 2 haftadır yer gök İran ile İsrail arasında patlayan savaşı anlatan haberle dolu. İnsan hayatını tehdit eden ‘savaş’ her nerede ve kimle kim arasında olursa olsun net ve kesin bir dille kınadığımı en başında söylemeliyim.
Her savaşın nedenleri olduğu gibi muhtemel sonuçları da vardır. Ülkemiz yüzlerce yıldır bir türlü durulamayan bir bölgede yer alıyor. Türkiye bu kadar karışık bir bölgeye rağmen yüz yılı aşkın bir süredir savaşmak yerine müzakere ediyor. Gazi Paşanın en temel öğüdü olarak tüm dünyanın kabul ettiği harika bir felsefe. Değerini şimdilerde daha çok anlıyoruz.
Etrafımızda meydana gelen olayların ülkemizi nasıl etkilediğini yaşantımıza neler getireceğini analiz etmek ve görebileceğimiz muhtemel zararları bertaraf edecek tedbirler almak savaşın realitesi anlamını taşıyor. Çok dikkatli bir şekilde dengede kalabilmek meziyet istiyor. Bizde bu meziyet var mı yok mu zaman içerisinde göreceğiz.
İran İsrail Savaşının Dış Ticarete Etkisi
Gelelim İran İsrail savaşının dünya ticaretine etkisine. Haziran 2025’te başlayan ve 28 Şubat 2026 tarihinde İsrail ile Amerika Birleşik Devletleri’nin birlikte hareket etmesiyle ateş alan süreç bugünde şiddetli bir şekilde devam ediyor.
İlk bomba yere temas ettiğinde herkes gözünü Brent petrol varil fiyatına çevirdi. İran’ın hem önemli bir petrol üreticisi hem de Hürmüz Boğazını kontrol ediyor olması dünya enerji arzında zor günlerin geleceğinin habercisiydi. 80 Amerikan Doları civarında seyir eden Brent petrol varil fiyatı........
