Ankara'nın turizmle büyüme zamanı
Ankara ikinci grupta yer alıyor.
Ankara Turizm Derneği Başkanı Berker Bülbüloğlu ile başkentin turizmini ve gastronomisini uzun uzun konuştuk. Sohbet ilerledikçe aynı noktada buluştuk: Ankara’nın meselesi turistik değere sahip olmaması değil, sahip olduğu değerleri güçlü bir hikâyeye dönüştürememesidir.
Bir tarafta Cumhuriyet’in kuruluş hafızası, diğer tarafta binlerce yıllık Anadolu medeniyetleri… Anıtkabir, Birinci Meclis, İkinci Meclis, Ankara Kalesi, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Roma Hamamı, Augustus Tapınağı ve erken Cumhuriyet mimarisi…
Bunların yanına üniversiteleri, büyükelçilikleri, sağlık kuruluşlarını, kongre merkezlerini, termal kaynakları ve ilçelerin kültürel birikimini ekleyin.
Bütün bunlara sahip kaç başkent var?
Fakat Ankara’ya gelen insanların önemli bir bölümü toplantısını yapıyor, resmî işini tamamlıyor veya hastane ziyaretini gerçekleştirip aynı gün şehirden ayrılıyor. Ankara milyonlarca kişiyi ağırlıyor ama onları yeterince misafir edemiyor. Ziyaretçi geliyor; turist olamadan dönüyor.
Bülbüloğlu’nun değiştirmek istediği tablo budur.
Öncelikle Ankara’nın ortak bir turizm hikâyesine ihtiyacı var. Her kurumun başka bir slogan söylediği, her ilçenin tek başına tanıtım yapmaya çalıştığı dağınık yapı sonuç üretmiyor. Ankara kendisini “Türkiye’nin hafızasını, karar merkezini ve çağdaş yüzünü buluşturan başkent” olarak dünyaya anlatabilir.
Ama hikâye anlatmak da tek başına yetmez. O........
