menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye ve Azerbaycan'ın İran siyaseti

12 12
10.02.2026

İran’ın nükleer silah geliştirmekten vaz geçmesi, füzelerin menzilinin kısaltılması ve vekil güçlerin desteklenmemesi Türkiye ve Azerbaycan’ı güçlendirir. Bu taleplerden bir kısmı dahi gerçekleşse kar kardır. Kaldı ki taraflar anlaşırsa İran’a olan ambargo etap etap kaldırılacak. Ambargo kalktıkça iki devletin İran’la yaptıkları ticaret artacak. Turizm gelirleri yükselecek.

Savaş, iç savaşa dönüşmez ve hava bombardımanıyla sınırlı kalırsa, Türkiye ve Azerbaycan’a büyük zarar vermez. Bilakis İran’ın ve İran’ın mukabil saldırıları nedeniyle İsrail’in askeri olarak zayıflaması, iki ülkenin de lehine olur. Ama savaş olursa ambargo ağırlaşarak sürecektir. Buna bağlı olarak özellikle Türkiye’nin İran’a yaptığı ihracat, sınır ticareti ve turizm gelirleri azalacağından ekonomimiz zarar görür.

Kaldı ki savaş başlarsa ne zaman duracağı bilinmez. Rusya bir haftada Kiev’e girecekti. Savaş dört yıldır sürüyor. Ortada Kiev’i almak gibi bir hedef kalmadığı gibi savaşın daha ne kadar süreceği de meçhul. Meçhul olmayan bir şey varsa, savaş başladığı takdirde, Amerika ve İsrail’in rejimin devrilmesi için ellerinden geleni yapacakları. Rejimin sahipleri de devrilmemek için var güçlerini ortaya koyacaklarından iç savaş mukadder olacak. Bölge için yıkım anlamına gelen iç savaştan en çok, milyonlarca sığınmacının yöneleceği Türkiye etkilenir. Katlanarak artacak olan petrol ve gaz fiyatlarının ekonomimize getireceği yük cabası.

İran Amerika’yı savaşı bölgeye yaymakla ve ABD’nin askeri üslerini vurmakla tehdit ediyor. Yani vekil güçlerde savaşa katılacaklar. Savaş Körfez ülkelerine, Irak’a, Lübnan’a, Yemen’e ve Suriye’ye de yayılacak. Muhtemelen Gazze’de........

© Analiz