BM Genel Sekreteri Guterres'in Kıbrıs ziyareti nasıl okunmalı?
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Soyalp Tamçelik, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs ziyaretinin arka planını AA Analiz için kaleme aldı.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 27-29 Temmuz 2026 tarihleri arasında Kıbrıs’a gerçekleştirdiği ziyaret, yalnızca sembolik bir ziyaret değildir. Bu ziyaret, uzun süredir tıkanan Kıbrıs müzakere sürecini yeniden canlandırmayı amaçlayan diplomatik bir girişimdir. Ziyaretin zamanlaması, Ada’daki iç siyasi gelişmeler, Doğu Akdeniz’de değişen jeopolitik dengeler, Türkiye-Yunanistan ilişkilerindeki görece yumuşama, Ankara-Brüksel hattının beklentilerinin karşılanması ve Birleşmiş Milletlerin (BM) arabuluculuk rolünü yeniden görünür kılma isteğiyle birlikte değerlendirildiğinde bir anlam taşımaktadır. Dolayısıyla ziyareti, yalnızca diplomatik bir nezaket girişimi olarak değerlendirmemek yerinde olacaktır.
Guterres Ada’yı ziyaret etme sebepleri
Ziyaret, Kıbrıs’ta donmuş müzakerelerin yeniden başlaması, tarafların siyasi pozisyonları, Doğu Akdeniz jeopolitiği ve BM’nin kurumsal prestijini koruma amacıyla açıklanabilir. İlkin, Rum tarafının uzlaşmaz tavrı yüzünden fiilen donan Kıbrıs müzakerelerini yeniden başlatmak isteyen Guterres, liderlerle temas ederek genişletilmiş gayriresmi konferansın siyasi zeminini oluşturma amacındadır. Guterres’in açıklamalarında “sonuç üretmeyecek yeni 5 1 toplantılarını istemediğini” vurgulaması bu yaklaşımı doğrulamaktadır. BM, süreç için somut hazırlıkların yapılmasını, ardından genişletilmiş gayriresmi konferansa gidilmesini ve görüşmelerin sonuç odaklı olmasını hedeflemektedir. Nitekim ziyaretin sonunda çok taraflı toplantı yapılması yönünde hazırlıklara başlanacağının açıklanması, ziyaretin temel hedefinin yeni bir müzakere sürecini başlatmak olduğunu göstermektedir.
İkinci unsur, Ada’daki siyasi iklimin değişmesidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın göreve gelmesi, BM tarafından yeni bir diplomatik fırsat olarak görülmektedir. Her ne kadar Türk........
