menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yükselen Afrika, müzmin rekabet ve Türkiye

2 0
monday

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Bölge Çalışmaları Enstitüsü Afrika Çalışmaları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mürsel Bayram, 25 Mayıs Afrika Günü kapsamında Afrika’nın yükselen jeopolitik ve ekonomik önemi ile küresel güçlerin kıtaya yönelik politikalarının nasıl şekillendiğini AA Analiz için kaleme aldı.

Afrika Birliği Teşkilatının kuruluşu münasebetiyle her yıl 25 Mayıs’ta kutlanan Afrika Günü, kıtanın sömürgecilikten kurtuluşunu ve devamındaki bütünleşme çabalarını simgeliyor. 30 milyon kilometrekarelik bir alanda 1,4 milyar insana ev sahipliği yapan kadim kıta, gerek Birleşmiş Milletlerde (BM) gerekse de G20 gibi oluşumlarda ağırlığını hissettirmeye çalışıyor. 54 devletten oluşan Afrika’nın temsil edilmediği bir uluslararası sistemde adaletten söz edilemez. Böyle bir sistem, reelpolitik açıdan rasyonel ve sürdürülebilir de değildir.

Yükselen Afrika: Demografik, ekonomik ve jeopolitik dinamikler

Afrika’nın uluslararası sistemde artan önemi, birbiriyle bağlantılı üç temel dinamikle izah edilebilir. Bu dinamiklerden ilki demografidir. Dünya nüfusu durağanlaşırken Afrika nüfusu büyümeye devam ediyor. Mevcut projeksiyonlara göre 2050'de dünya nüfusunun yüzde 26’sını Afrikalılar oluşturacak. 2100’de Afrika nüfusunun 4 milyara yaklaşacağı tahmin ediliyor. Bu projeksiyonlar, küresel iş gücü ve tüketim piyasalarında Afrika’nın ağırlığının artması anlamına geliyor. Nüfus artış hızı çoğu zaman yoksullaşmayla ilişkilendirilir fakat belli koşullar sağlandığında nüfus artış hızı ekonomik büyümeyi pozitif etkileyen bir faktör de olabilir. Yeterli nüfus büyüklüğüne sahip ülkeler, ölçek ekonomilerinden daha iyi istifade edebilir. Böylece nüfus büyüklüğüyle gelir düzeyleri arasında pozitif bir ilişki ortaya çıkar. Bahse konu ilişkiyi belirleyen en önemli faktör ise nüfusun kalitesidir. Nüfusun eğitimli ve nitelikli olma durumuna bağlı olarak üretkenlik ve ekonomik büyüme oranlarında artış gözlenir. Dolayısıyla Afrika devletleri, demografik potansiyellerini doğru yönettikleri takdirde dünyanın üretim üssü haline gelebilirler.

Afrika’nın yükselişine katkıda bulunan ikinci dinamik ekonomidir. Afrika’nın yer altı ve yer üstü kaynak zenginliği malum olsa da bu zenginliğin muhtevası ve dünya için arz ettiği önem yeterince vurgulanmıyor. Örneğin, rutenyum, rodyum, paladyum, osmiyum, platin, iridyum gibi platin grubu elementlerin yüzde 76’sı Afrika’da bulunuyor. Platin grubu elementler, otomotiv........

© Anadolu Ajansı Analiz