İstihbarat diplomasisinden bölgesel güvenlik mimarisine: MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın Kabil ve İslamabad temasları
Milli Savunma Üniversitesi Müşterek Harp Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Hayati Ünlü, MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın Kabil, Kandahar ve İslamabad ziyaretlerinin Güney Asya'nın güvenlik mimarisine etkilerini AA Analiz için kaleme aldı.
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın'ın Afganistan ve Pakistan'a art arda gerçekleştirdiği ziyaretler, Güney Asya'nın kırılgan güvenlik mimarisinde kritik bir dönemece işaret ediyor. Kabil ve Kandahar'ı kapsayan temasların ardından İslamabad'a uzanan bu istihbari ve diplomatik hat, yalnızca ikili güvenlik işbirliklerini tahkim etmekle kalmayıp, iki komşu ülke arasında aylardır süren kronik gerilimi düşürmeyi hedefleyen çok katmanlı bir arabuluculuk zeminini görünür kıldı. Orta Doğu'dan Güney Asya'ya uzanan jeopolitik fay hatlarının hareketlendiği bir konjonktürde gerçekleşen temaslar, Türkiye'nin bölgesel krizlerdeki proaktif "istihbarat diplomasisi" kapasitesini somut bir dış politika enstrümanı olarak devreye soktuğunu gösteriyor.
Kabil ve Kandahar'da stratejik nabız ile güvenlik ve meşruiyet dengesi
Kalın'ın Afganistan temaslarının salt bürokratik merkez Kabil ile sınırlı kalmayıp, Taliban yönetiminin fiili karar ve ideoloji merkezi niteliğindeki Kandahar'ı da içine alması, ziyaretin sahadaki doğrudan karşılığını güçlendiren temel unsurlardan biri oldu. Kabil'de İstihbarat Genel Direktörlüğü (GDI) Başkanı Abdulhak Vasık başta olmak üzere Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Molla Abdul Gani Baradar, Savunma Bakanı Mevlevi Muhammed Yakub Mücahid ve İçişleri Bakanı Siraceddin Hakkani ile yapılan üst düzey görüşmeler, güvenlik ve istihbarat alanında kurumsal temas kanallarının açık tutulduğunu teyit etti.
Masadaki ana gündem maddeleri sınır aşan terör örgütleriyle, bilhassa bölgede alan kazanmaya çalışan DAEŞ-Horasan (DAEŞ-K) yapılanması ve uyuşturucu ticareti ile mücadele ve düzensiz göç rotalarının kontrol altına alınması oldu. Uluslararası toplumun Kabil yönetimiyle ilişkilerinde normatif çekinceler nedeniyle yaşadığı tıkanıklık sürerken, Türkiye'nin doğrudan güvenlik bürokrasisinin karar alıcılarıyla bir araya gelebilmesi,........
