menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kaza senin, veri kimin? Bir mağduriyet nasıl sektöre dönüşür?

8 0
28.07.2026

Arabanızla kaza yaptınız. Yolda savrulmuşsunuz, şoktasınız; belki hastanede sıranızı bekliyor, belki karakolda tutanak tutmaya çalışıyorsunuz. Ne yapacağınızı, hasarı nasıl karşılayacağınızı düşünürken cebinizdeki telefon çalıyor.

Karşınızdaki ses sizi hiç tanımıyor ama kazanın tüm detaylarına hâkim. Aracınızdaki değer kaybından bahsediyor, sigortadan alabileceğiniz tazminatı anlatıyor ve tüm süreci sizin adınıza yürütebileceğini söylüyor. Kendini bazen "hasar danışmanı", bazen bir "sigorta takip merkezi" yetkilisi, bazen de doğrudan "avukat" olarak tanıtıyor.

Eskiden olsa "Benim numaramı nereden buldunuz?" diye ortalığı ayağa kaldırırdık. Ama artık dijital ayak izlerimizin takip edilmesine o kadar alıştık ki, bu aramalar bile bize "hayatın olağan akışı" gibi gelmeye başladı. Oysa ortada hiç de olağan olmayan, korkunç bir durum var: Siz daha canınızın derdindeyken, o yabancı sizin kazayı yaptığınızı nasıl öğrendi? Sağlık durumunuzu, sigorta dosyanızı, telefonunuzu başkalarına kim servis etti?

Zor Anınız, Başkasının "Müşteri Portföyü" Olamaz

Bir kaza atlattığınızda bilgileriniz ister istemez polis, hastane, sigorta, eksper ve servis gibi birçok kurumun sistemine girer. Bu kurumların verilerinize ulaşması işin doğası gereğidir; ancak bu durum onlara, bilgilerinizi başkalarına satma veya paslama hakkı vermez. Hastane sizi tedavi etmek için, eksper hasarı bulmak için o veriyi işler. Hiçbiri sizin üzerinizden birilerine müşteri bulamaz.

Nitekim........

© Amida Haber