Gez, Göz, İzan
Bir mahkeme salonunu andıran hayat sahnesinde, insan bazen kendini sanık sandalyesinde bulur. Haklı olduğunu bilir, doğruyu söyler; ama karşısında onu dinlemeyen, anlamayan, hatta anlamak istemeyen insanlar vardır. O an, sözleriniz bir duvara çarpar gibi yankılanır.
Duvar sessizdir. Ne başını sallar, ne gözlerini kısar, ne de size bir cevap verir. Siz anlatırsınız, o susar. Bu sessizlik, insanın içini yavaş yavaş tüketir. Çünkü haklı olduğunuzu ispatlamak için ömrünüzü harcarsınız; ama karşınızda sizi asla anlamayacak bir duvar vardır.
Bir gün, bir adam........
