menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Deniz Kıyılarında İnşa Edilecek Yat Limanlarıyla İlgilidir

5 0
06.03.2026

Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizden her açıdan yararlanamadığımızı açıkça ifade etmeliyiz. Denizlerimizi her türlü kimyasal, biyolojik ve evsel atıkların, kanalizasyonların, yat limanlarıyla ilgili mazot ve sintine atıklarının alıcı ortamı olarak kullanıyoruz. Böylece kamu sağlığını risk altına itmiş oluyoruz.

Nitekim sıra Kara Öz kıyısında kurulacak yat limanı gündemdeyken:

Yat limanıyla ilgili proje dosyasında ÇED raporu var mıdır? Var ise rapor hangi kurum, kuruluş yahut hangi şirket tarafından hazırlanmıştır?

Aynı şekilde fizibilite raporu varsa rapor kim yahut kimler tarafından hazırlanmıştır?

Limanın inşa edileceği kıyı suyu ortamına ait oşinografi raporu hakkında bilgi var mıdır?

Yat limanına mahsus arıtma sistemi ve arıtma projesinin detayları hakkında bilgi var mıdır? Arıtma projesi klasik tip midir, uzun menzilli arıtma sistemi midir?

Oşinografik bilgiler arasında kıyı sularının oto-operasyon gücü testi yapılmış mıdır?

Proje dosyasında optimizasyon proje raporu var mıdır?

Muhtemel deniz kazaları sonucunda veya rutine dayalı deniz araçlarının faaliyetleri sonucunda deniz suyuna karışacak sıvı fosil atıkların (kaçak petrol atıklarının ve sintine sularının) bertarafı için alınması gereken tedbirler dizisi nedir? Teknik ayrıntıları hakkında açıklama raporu mevcut mudur?

Limanın faydalı ömrü sürecinde (kısa, orta ve uzun dönemli olarak) ekonomik fizibilitesi, mühendislik maliyesi ve mühendislik normlarıyla ilgili standartlara ilişkin dosya bilgileri hakkında ayrıntılar nelerdir?

Esasen zaten özellikle kış aylarında dalgaların yükselmesine bağlı olarak kıyılarımız fiziki anlamda ciddi şekilde kirlenmektedir. Her türlü zararlı atıkların kıyılarımızda sakıncalı birikintiler oluşturduğu bilinmektedir.

Sonuç olarak: Limanlara mahsus tesislerin kurulmasında özellikle ve bilhassa yer seçimi çok önemlidir, hayati önem arz eder. Yanlış yer seçiminde bulunulursa yarınlarda telafisi mümkün olmayan ve kalıcı olarak çevre suçlarının işlenir hâle geldiği bir noktaya dönüşebilir ve bu durum sürdürülebilirlik arz eder.

Yukarıdaki kriterler temin edilemezse dört mevsimde kıyılarımız biyolojik, mikrobiyolojik ve kimyasal kirliliklerin kısa ve orta menzilli kirlenmelere sebep olması nedeniyle insanların denizden yararlanmaları asla mümkün olamayacaktır.

Zira Escherichia coli tip 1, tip 2 ve tip 3 türünden mikroorganizmalar, koli basilleri, dizanteri, amipli dizanteri, hepatit B-C grupları (sarılık), sair bağırsak (kolera) enfeksiyonlarının hatta epidemik, endemik ve pandemi vakalarının temel sebebi olabilir. Bu nedenle kesinlikle ilgili tıp çevrelerinin, çevreci kuruluşların ve üniversitelerin de görüşü esastır. Körfezin doğal yapısına ve arıtmadaki başarısızlığa bağlı olarak müsilaj, red tide (kırmızı su olayı), dodesil benzen sülfat ve lineer alkil benzen kirlilikleri de kimyasal açıdan alerjik vakalara yol açabilir.

Özetle: Yol yakın iken gerekli tedbirleri almak evladır.

Hukuk dayanaklarımız:

1593 sayılı (U.H.K.) Umumi Hıfzıssıhha Kanunu

2872 sayılı Çevre Kanunu

Kıyı Kanunu, Su Kirliliği Yönetmeliği, Kabotaj Kanunu ve ilgili sair içtihatlar, tüzük ve yönetmelikler.


© Akdeniz Gerçek