At Eti, Eşek Eti Soframızın Bereketi
Vah vah vah… Neredeydik, nerelere geldik. Sağlık derdik, çevre derdik; denetler, didik didik ederdik. Kuş uçurtmaz, yakaladıklarımızı savcılara sevk ederdik.
Eşi dostu kayırmazdık; hepsinin postu serilirdi. Herkes hesap verirdi, kötü kasap içeri girerdi. İnanç bitti, güven gitti; ne varsa uçup gitti.
Canım okurlarım, at ve eşek etiyle ilgili gelin sizinle tarihe kısa bir yolculuk yapalım. Durumun günümüzle örtüşüp örtüşmediğine birlikte bakalım.
1970’li yıllardayız. Ege’nin incisi, şehirlerin birincisi İzmir’deyiz.
Et fiyatları 9–10 lira civarında. O yıllarda şehrin farklı köşelerinde bazı uyanıklar vardı. Azat edilmiş atlar ve eşekler… Hatta o günlerin gazetelerinde, yarış dışı kalmış ve faydalı ömrünü tamamlamış atların, faytonculukta kullanılan hayvanların kesilerek sucuk yapıldığı haberleri yer alıyordu.
Bu haberler üzerine teşkilatımızdaki araçlardan sekizini görevlendirdik. Sekiz ekiple İzmir’in tüm sokak ve caddelerini, izbe yerlerini taradık. Her ekipte bir doktor, bir veteriner, bir çevre sağlığı uzmanı, bir zabıta komiseri ve ihtiyaç duyulduğunda bir polis olmak üzere beş-altı kişilik kadrolar oluşturduk. Basını da yanımıza alarak her yeri didik didik ettik. Geceleri de kontrol ve denetim ekipleri kurarak kasaplara kadar denetim sağladık.
Çanakkale hududundan Aliağa, Menemen, Çiğli, Karşıyaka; tüm İzmir merkezi…
Narlıdere, Güzelbahçe, Urla, Karaburun ve Çeşme dâhil; Kiraz, Ödemiş, Bayındır, Selçuk ve Kuşadası’na kadar kısa sürede operasyonlar düzenledik. Yakalananları ilgili mercilere teslim ederek konuyu kısa zamanda çözüme kavuşturduk.
Kasaplardaki etlerden numuneler alarak, ülkemizin en önemli hıfzıssıhha kurumlarından biri olan İzmir şubesinde serolojik yöntemlerle, özel çözeltiler kullanarak laboratuvar incelemeleri yaptık. Tek ve çift tırnaklı hayvan etlerini kontrol ettik. Tespit ettiğimiz at ve eşek eti satanlar hakkında durumu yargıya havale ettik. Hukuki işlemler tamamlanınca suçlular cezalandırıldı ve konu çözüme ulaştırıldı.Gelelim günümüze…
Herkesin malumudur ki süper yağlı kıymanın fiyatı bile 1000 liraya yaklaştı. İnsanımızın büyük bir kısmı, 1000–1500 liraya kadar et satın alma imkânını kaybetmiştir. Yakın zamanda yarış dışı kalmış bir at etinden yapılan kavurmanın at eti olduğu gerçeğini de izlediniz.
Bu örnek, sağlıksız gıda konusunda bir işaret fişeği sayılmalıdır. Aynı zamanda bir alarm niteliği taşıyan bu durum karşısında Antalya ve çevresinde mutlaka ciddi ve düzenli denetimler yapılmalıdır. Geçmişteki İzmir örneği dikkate alınarak piyasada gerekli operasyonlar gerçekleştirilmelidir.
Ortada başka bir hazin durum daha vardır. 1990’lı yıllarda da benzer bir olaya tanık olmuştuk. O dönem gazetelerde bazı otellerde domuz eti kullanıldığına dair şikâyetler yer almıştı.
Bu hususlar da dikkate alınarak başta tarım ve sağlık il müdürlükleri olmak üzere ilgili kurumlar derhâl teyakkuza geçmeli ve gereğini yapmalıdır.
