menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hayalet Bir Irkın ve Dilin İzinde Bozkırın Dilsel Matematiği

21 0
08.03.2026

18.Yüzyılın sonlarında Sir William Jones (1746–1794), Hint-Avrupa dil teorisinin temelini atarak Aryen tezini ateşleyen isimlerden biri oldu. İngiliz Doğu Hindistan Şirketi’nin Kalküta’da görevli üst düzey bir memuruydu. İngiliz emperyalizminin dil mühendisliğini yaptı. Hindistan’da Sanskritçeyi öğrendi.

Grekçe ile Sanskritçe arasında benzerlikler olduğunu iddia etti. Ona göre Germen dillerinin atası da bu dildi. İngilizler Hindistan’ı yönetirken yerli halkın kültürünü aşağılamak yerine, “Siz aslında bizim kayıp soylu kuzenlerimizsiniz” diyerek halkı Britanya yönetimine psikolojik olarak hazırlamayı hedefliyordu. Sir William Jones, Hindistan’ın devasa Asyatik gerçeğini Avrupa ile kan bağı kuran uyduruk bir teoriyle örtbas etmiştir. Bu teoriyi kurarken peter–father–pitar kelimelerinin benzerliğinden hareket etmiştir.[1]

Sir William Jones, 1786’da Sanskritçe ve Avrupa dilleri arasında kurduğu “romantik bağ” ile aslında Asya’nın gerçek tarihini kütüphane raflarına hapsetmiştir. Jones’un kelime benzerlikleri üzerinden kurduğu bu köprü, bozkırın gerçek fatihleri olan Sakaların izini silmek için kullanılan ilk akademik araçtır.[1] Oryantalizmin kurucusu olan Sir William Jones’in izinden giden Max Müller (1823–1900), filolojik gözlemleri ırksal bir teoriye dönüştürdü. Bu masal teoriyi bütün bilim âlemi yuttu. Böylece “ırk teorisi”, modern tarih yazımının en büyük dogmalarından biri hâline gelmiştir. Batı merkezli bu anlatı, Roma’dan Hindistan’a uzanan bir akrabalık bağı kurarken, Avrasya bozkırlarının gerçek aktörleri olan Saka-Hun (Asyatik) çizgisini bilinçli bir şekilde devre dışı bırakmıştır. Oysa “Aryan” olarak tanımlanan topluluğa ait, arkeolojik olarak tescil edilmiş bir kafatası dizisi veya iskelet yapısı (kemiği) bulunmamaktadır. Bu makale, söz konusu tarihsel boşluğun Saka-Hun mirasıyla dolduğunu ve Hint-İran dillerinin müstakil birer birim olmaktan ziyade, Asyatik bir dil matematiği üzerine kurulu lehçeler olduğunu savunmaktadır.[2]

Rudenko ve Buzun Altındaki Gerçek; 1937 yılında, Sakaların (İskitlerin) Türkî/Asyatik karakterini savunduğu için Sovyet rejimi tarafından baskılanan........

© Akdeniz Gerçek