menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yıldız Tilbe'nin 300 bin dolarlık bağışı ve başka sansasyonel gelişmeler

5 0
26.02.2026

Hakan Sonok'un not defterinde bakın bu kez neler vardı?


Not: Lütfen yaptığım alıntılara bakarak benim de alıntılardaki bütün görüşlerle aynı frekansta olduğum sonucunu çıkarmayın!

Şarkıcı Yıldız Tilbe, Gazze'de yürütülen Çadırkent projesine 300 bin dolar (yaklaşık 13 milyon lira) bağış yaptı. Tilbe, Gazze halkının yararına konser düzenleyeceğini de açıkladı.

Posta Gazetesi'nin 24 Şubat 2026 tarihli haberine göre servetinin 1 milyar TL’yi (22.802.830 ABD Doları) aştığı iddia edilen "Kuruluş Osman", "Çalıkuşu", "Kara Sevda", "Muhteşem Yüzyıl","Küçük Sırlar" gibi TV dizilerinin yıldız oyuncusu Burak Özçivit Abu Dhabi’de 11 odalı bir malikane, Dubai’de üç farklı rezidanstaki dairelerin ardından İstanbul Eyüpsultan’da yaptığı gayrimenkul yatırımı da ortaya çıktı.Özçivit’in Eyüpsultan’dan yaklaşık 30 daire satın aldığı öğrenildi. Oyuncunun söz konusu bu yatırım için 150 milyon TL harcadığı belirtildi. Satın alma süreci ise tek bir emlakçı aracılığıyla yürütüldü... Hakkında çıkan haberler sonrası gündem olan Burak Özçivit'ten konuyla ilgili açıklama geldi. Oyuncu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Çıkan haberlerin hiçbir gerçekliği yoktur. İnsanları yanlış yönlendirmeyi lütfen bırakın" ifadelerini kullandı... Burak Özçivit, şimdilerde tek kişilik tiyatro oyunu “İstanbul'un En Güzel Kızı”yla adından söz ettiriyor. Kariyerinde ilk kez tiyatro sahnesinde hayranlarıyla buluşan 41 yaşındaki oyuncu, İstanbul'da yeni bir yatırım yaptığı iddiasıyla gündeme gelmişti...

Forbes 2026 Türkiye’nin en zengin 10 kişisini ilan etti...

Murat Ülker – 5,3 milyar dolar

Murat Ülker: “Fenerbahçe’ye 500 Milyon Dolar Verdim.”

Sabah Gazetesi'nden Dilek Güngör'e Aralık 2025'te konuşan Murat Ülker, 7.5 milyar dolar borcu, altı yılda yaptıkları ödemelerle 500 milyon dolara indirdiklerini belirterek, "Borcun tamamı 2030'da bitiyor. Borcun kapanması için 30'dan fazla fabrika ve şirket sattıklarını, buna rağmen küçülmediklerini hatta büyüdüklerini anlatan Ülker, "Yıldız Holding bünyesinde 47 fabrika var. Sattığımız şirket ve fabrikalar da halen yeni sahipleriyle çalışıyor, faal olmaya devam ediyor" açıklamasını yaptı. "Keşke satmasaydım, dediğim bir fabrika yok" diyen Murat Ülker, şunları anlatıyor: "Bugüne kadar bizden fabrikaları alanlardan hiçbiri 'yumurta aldım, sarısı çıkmadı' diye kapımıza gelmedi. Çok şükür diyorum. Bu fabrikaların da tamamı çalışıyor."

Şaban Cemil Kazancı – 5,1 milyar dolar

Erman Ilıcak – 3,7 milyar dolar

Feridun Geçgel – 3,4 milyar dolar

Ferit Faik Şahenk – 3,1 milyar dolar

Semahat Sevim Arsel – 3,1 milyar dolar

Filiz Şahenk – 2,9 milyar dolar

Mustafa Rahmi Koç – 2,7 milyar dolar

Selçuk Bayraktar – 2,7 milyar dolar

Mehmet Sinan Tara – 2,6 milyar dolar

MERZ MEĞER ALMAN PİNOKYO'YMUŞ!

Almanya'da savcılar, Başbakan Friedrich Merz'e Facebook üzerinden "Pinokyo" diyen kişinin "ifade özgürlüğü" sınırları içinde hareket ettiğine hükmetti. Savcılık paylaşımda "hakaret" unsuru bulunmadığını bildirdi. Alman savcılar, Başbakan Friedrich Merz'e "Pinokyo" demenin haaret değil, ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna hükmetti...Merz, geçen yılın Ekim ayında Almanya'nın güneyindeki Heilbronn kentini ziyaret etti. Başbakan'ın gelişinden önce yerel polis güvenlik önlemlerine dair Facebook'tan bir paylaşım yaptı. Bu gönderiye gelen yaklaşık 400 yanıttan 38'i ise "suç unsuru taşıyabileceği süphesiyle" soruşturulmaya başlandı...Devam eden soruşturma kapsamında Heilbronn savcılığı, "Pinokyo" veya "züppe" gibi ifadelerin "ifade özgürlüğü kapsamında kalan ve izin verilen bir iktidar eleştirisi olduğuna" hükmederek bu yorumlara dair soruşturmayı kapattı. Ancak Merz'in Heilbronn ziyaretine dair henüz tüm dosyalar hakkında karar verilmiş değil...Polis sözcülüğü Facebook yorumlarına dair soruşturulma başlatılması üzerine, bazı ifadelerin "hakaret içeren bir üslupta" olduğunu belirterek, "bir suç şüphesi varsa bunun üzerine gidilmesi gerektiği" açıklamasını yapmıştı...İtalyan yazar Carlo Collodi'nin 1883 tarihli eserinde yer alan Pinokyo, her yalan söylediğinde burnu uzayan bir karakter olarak biliniyor.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping- Şi Cinping, stratejik iş birliğini geliştirerek iki ülke ilişkilerini "yeni bir seviyeye taşıma" konusunda anlaştı. Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, bugün Pekin'de bir araya gelerek, iki ülke arasında stratejik iş birliği ve diyaloğun geliştirilmesi konusunda anlaştı...

Merz, ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa başkentlerini çıldırtan dış politika ve ek gümrük vergileri hamleleri sonrasında Almanya'nın birçok ülkeyle "stratejik iş birliklerini" geliştireceğini duyurmuştu...Merz, Münih'teki konuşmasında Avrupa'nın ABD'ye bağımlılıktan kurtulması gerektiğini dile getirmişti. Yeni ortaklıkların önemini vurgulayan Merz, "kilit ortaklar" arasında Türkiye'yi de anmıştı...

Başbakan Merz, "Avrupa ile Amerika Birleşik Devletleri arasında bir uçurum oluştuğunu", bunu "son derece açık bir şekilde dile getiren" ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in de bu konuda haklı olduğunu sözlerine eklemişti...Almanya Başbakanı bu tabloya rağmen serbest ticarete, iklim anlaşmalarına ve Dünya Sağlık Örgütü'ne olan inancını sürdürdüğünün altını çizerek küresel sorunların ancak birlikte çözülebileceğini vurgulamıştı...Transatlantik ortaklığa her iki tarafın da ihtiyaç duyduğunu savunan Merz, "Büyük güçler çağında ABD de bu güvene muhtaç olacaktır. Nitekim onlar da tek başına hareket ettiklerinde, kendi güçlerinin sınırlarına çarpmaktalar" şeklinde konuşmuştu...Merz, büyük güç siyasetinin belirlediği yeni dünya düzeninde Avrupa'nın da ancak ekonomik ve askeri güç ile siyasi kararlılık sayesinde ayakta kalabileceğinin altını çizmişti. "Yalnızca gücün geçerli olduğu bir dünya karanlık bir yer olurdu" diyen Merz, Avrupa'nın en büyük gücünün hukuka ve kurallara dayanan ortaklıklar, ittifaklar ve örgütler inşa edebilme kapasitesi olmaya devam ettiğini dile getirmişti...Merz, Çin ve ABD gibi ülkelere olan bağımlılıkları azaltmak amacıyla yeni ortaklıklar kurmaya yönelik arzusunu da ifade etmişti. "Avrupa entegrasyonu ve transatlantik ortaklık bizim için ne kadar önemli olmaya devam etse de, özgürlüğümüzü korumaya artık tek başlarına yetmeyecekler" diyen Merz, "Batı’nın tüm değerlerini paylaşmayan ülkelerle" de ortaklıkların mümkün olması gerektiğini söylemişti..."Bu, içinde bulunduğumuz günlerin, haftaların ve ayların bize öğrettiği derslerden biridir" diyen Merz, özellikle önemli ortaklar olarak Türkiye'nin yanı sıra Kanada, Japonya, Hindistan ve Brezilya'yı anmıştı. Bu ülkelerin "kilit roller" oynadığını söyleyen Almanya Başbakanı "Bu devletlerle karşılıklı saygı temelinde ve uzun vadeli bir perspektifle daha da yakınlaşmak istiyoruz" ifadelerini kullanmıştı...

Merz, Avrupa nükleer caydırıcılığı konusunda da Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile ilk görüşmeleri yaptığını ifade etmişti. Almanya Başbakanı diğer yandan ülkesinin kendi nükleer silahlarına sahip olamayacağı kuralını da içeren hukuki yükümlülüklerine bağlı kalacağını da vurgulamıştı....

NATO’nun nükleer caydırıcılığı şu anda büyük ölçüde Almanya'nın da aralarında bulunduğu Avrupa ülkelerinde konuşlandırılmış ABD nükleer silahlarına dayanıyor...

Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping-Şi Cinping, stratejik iş birliğini geliştirerek iki ülke ilişkilerini "yeni bir seviyeye taşıma" konusunda anlaştı. Çin ile ikili ekonomik,siyasi ve diplomatik ilişkileri geliştirmek istediklerini söyleyen Almanya Başbakanı, "ilişkileri mümkün olan her alanda korumaya ve derinleştirmeye büyük değer verdiğini" aktardı...Almanya Başbakanı Merz ise Çin ziyaretini, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi için "büyük fırsat" olarak nitelendirdi, "Dünyanın en büyük üç sanayi ülkesinden ikisiyiz. Bu büyük bir sorumluluk, ama aynı zamanda büyük bir fırsat" dedi.

Merz ve Şi'nin görüşmelerinde Rusya'nın Ukrayna savaşını masaya yatırdıkları, Alman Başbakanın Çin'den bu savaşa son vermesi için Kremlin'e baskı uygulamasını istediği bildirildi.Almanya Başbakanı Friedrich Merz Çin ziyaretinde (24-26 Şubat 2026) “Çin büyük güçler arasına yükseldi. Artık kimse Çin'i görmezden gelemez.Küresel siyasî zorluklar bugün Pekin'in müdahalesi olmadan yönetilemez.Çin'in sesi Moskova dâhil olmak üzere duyuluyor. Çin nüfuzunu kullanma fırsatına sahip.Pasifik'te barış ve güvenlik için Çin belirleyici bir faktördür," dedi...

Çin, Almanya'nın en büyük ticaret ortağı konumunda. Almanya, ekonomik ilişkilerini çeşitlendirerek, Çin yönetimine özellikle otomotiv, yüksek teknoloji ve kimya sektörlerinde ihtiyaç duyduğu ham maddeler ve nadir elementlerdeki bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. Ama aynı zamanda, uluslararası alanda belirsizliklerin arttığı bir dönemde, dünyanın ikinci büyük ekonomisi Çin ile ilişkilerini geliştirmek de istiyor...Çin de Trump'ın politika ve söylemleriyle küresel siyaset ve ticareti kaosa sürüklediği bir ortamda, Avrupa'nın lider ülkelerinden Almanya ile ilişkilerini güçlendirmek istiyor...Ukrayna Rusya savaşının başlamasıyla birlikte ekonomisi büyük yara alan Almanya halen Avrupa'nın en büyük ekonomisine sahip ülke konumunda ve Çin için kilit öneme sahip...

Çin şirketlerini Almanya'ya yatırım yapmaları için teşvik ettiklerini söyleyen Çin Başbakanı Li Çiang ülkesinin Almanya ile diyaloğu güçlendirmeye hazır olduğunu söyledi.Li Çiang "Almanya'dan daha fazla kaliteli ürün ithal etmeye hazır olduklarını" da sözlerine ekledi...

Şi Cinping, ağırladığı Merz'e, "Dünya ne kadar çalkantılı ve karmaşık hale gelirse, Çin ve Almanya da o kadar stratejik diyaloğu güçlendirmeli ve karşılıklı stratejik güveni pekiştirmeli" dedi...2026 yılının barışçıl başlamadığına, dünyanın İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden bu yana en büyük değişime sahne olduğuna işaret eden Şi, serbest ticaretin savunucuları olarak Çin ve Almanya'nın birbirini desteklemesi gerektiğini belirtti.Çin-Almanya ilişkilerine her zaman büyük önem verdiğini ve "ikili ilişkileri yeni bir seviyeye taşımak istediğini" duyuran Şi, Almanya'dan da "olumlu ve objektif Çin politikasını sürdürmesini beklediklerini" de kaydetti...Avrupa'nın da Çin ile stratejik ortaklığı sürdürmesini umduklarını söyleyen Şi Cinping, tedarik zincirlerinde istikrarın muhafazasını önem verdiklerini, ayrıca yapay zeka alanında Almanya ile diyalog ve iş birliğini güçlendirmeyi umduklarını aktardı.

Alman otomotiv endüstrisi, Başbakan Merz'ten Çin pazarında daha iyi koşulları müzakere etmesini istemişti...Alman otomobil üreticileri, son dönemde Çin'deki satışlarda belirgin bir düşüşle karşı karşıya kaldı. Bunun nedeni, yüksek sübvansiyonlarla desteklenen yeni Çinli elektrikli otomobil markalarının yarattığı rekabet olduğu kadar, ağırlıklı olarak Alman markalarını etkileyen pahalı araçlara yönelik yeni lüks vergisi olarak gösteriliyor...Almanya ile Çin arasındaki ticari gerilimler özellikle nadir toprak elementleri konusunda sürüyor. Cep telefonları ve elektrik motorları gibi ürünlerde kullanılan bu kritik hammaddelere yönelik Çin'in kısıtlayıcı ticaret politikaları nedeniyle Alman ve Avrupalı üreticiler tedarik sıkıntıları yaşadıklarını bildirdi.Almanya'nın ihracat odaklı endüstrisi, devlet destekli Çinli şirketlerin dünya pazarlarında haksız rekabet yarattığını savunarak, yabancı şirketler için eşit rekabet koşulları talep ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Yüksek Mahkeme'nin gümrük vergilerine yönelik iptal kararını kabul etmemeye kararlı...Yüksek mahkeme ABD'ne ithal edilen ürünlere Trump'ın uyguladığı yüksek gümrük vergilerinin ABD'ndeki dar gelirlilere yüksek enflasyon, yüksek maliyet, yüksek faturalar, yüksek fiyatlar getirmesi üzerine bu kararı almıştı... Trump'ın uyguladığı yüksek gümrük vergileri ABD'ndeki tüm temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarında inanılmaz artışlara neden oldu...

ABD'ne ithal edilen ürünlere ek yüzde 10'luk bir gümrük vergisi getirileceğini duyuran Trump, Cumartesi günü bu adımı daha da ileri götürerek söz konusu verginin yüzde 15 olacağını açıkladı.Trump, yüksek mahkemenin kararının "kapsamlı, detaylı ve eksiksiz biçimde incelendiğini" belirterek, yüzde 15 kararının "tamamen geçerli ve hukuken incelenmiş bir seviye" olduğunu duyurdu.

Beyaz Saray Cuma günü yaptığı açıklamada yeni gümrük vergisinin Salı günü yürürlüğe gireceğini ve 150 gün boyunca geçerli olacağını duyurmuştu. İlaç sektörü gibi çeşitli alanlar için istisnalar öngörülürken ABD, Kanada ve Meksika arasındaki anlaşma kapsamında ülkeye gelen mallar da vergiden muaf olacak.

Trump, son bir yıl içinde, ABD'nin müttefikleri de dahil olmak üzere çok sayıda ülkeyi "cezalandırmak" ve baskı altına almak amacıyla farklı oranlarda tarifeler uygulamaya koymuştu. ABD Yüksek Mahkemesi ise Cuma günü yaptığı açıklamada, Trump'ın bu vergilere dayanak olarak ileri sürdüğü 1977 tarihli olağanüstü hal yasasının başkana gümrük vergisi koyma yetkisi vermediğini, bunun Kongre'nin yetki alanına girdiğini ifade etmişti...Donald Trump'a fena halde sempati duyan yargıçların çoğunluğa sahip olduğu Yüksek Mahkeme'nin 3'e karşı 6 oyla aldığı bu karar, Trump'ın ikinci görev döneminde şimdiye kadarki en büyük yenilgisi oldu...Trump, söz konusu kararı "derin bir hayal kırıklığı" olarak nitelendirerek, "ulus için bir utanç" olan yargıçların "yabancı çıkarların etkisine girdiğini" söylemişti...Yargıçların kararı, Avrupa Birliği'nden ithal edilen çoğu ürün için geçerli olan yüzde 15'lik temel gümrük vergisini ve birçok başka ülkeye uygulanan ABD ithalat vergilerini de geçersiz kılmış oldu. Diğer yandan, otomobil, çelik ve alüminyum gibi sektörlere yönelik vergiler ise karardan etkilenmedi... Mahkemenin kararını "hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı için bir zafer" olarak gören Demokratlar ise gümrük vergilerinin iadesini talep ediyor. Illinois Valisi JB Pritzker, Trump'a, eyaletindeki aileler için neredeyse 9 milyar dolarlık gümrük iadesi talebi içeren bir fatura gönderdi. Illinois'teki her hane için yaklaşık bin 700 dolarlık iade anlamına gelen bu meblağ, Yale Üniversitesi'nden uzmanlara göre bir Amerikan hanesinin geçen yıl gümrüklere ödediği ortalama miktara karşılık geliyor.

Pennsylvania Üniversitesi'nden uzmanlar da mahkeme kararının 175 milyar dolara kadar geri ödeme yükü doğurabileceğini öngörüyor.

Kaliforniya Valisi Gavin Newsom da "usulsüz şekilde alınan her doların derhal, faizleriyle birlikte geri ödenmesi gerektiğini" ifade etti.

ABD Senatosu Bankacılık Komitesi üyesi Demokrat Partili Elizabeth Warren ise tüketicilerin ve birçok küçük işletmenin şu anda ödedikleri parayı geri alabilmesi için "herhangi bir yasal mekanizma bulunmadığı" uyarısında bulundu.

Trump yönetimi, mahkemede yaptığı savunmada, tarifelerin yasa dışı bulunması halinde şirketlere geri ödeme yapılacağını belirtmişti. Ancak mahkeme kararı bu konuyu ele almadı...ABD Başkanı Trump, geri ödemeler konusunda "yıllarca sürebilecek davalar olabileceği" uyarısında bulunurken; Trump'ın aday gösterdiği yargıçlardan biri olan Brett Kavanaugh ise geri ödeme sürecinin "kaosa" dönüşebileceğini belirtti...Almanya Başbakanı Friedrich Merz de ABD Yüksek Mahkemesi'nin kararında "rahatlatıcı bir unsur bulunduğunu" ifade ederek "ABD'de kuvvetler ayrılığı hala çalışıyor gibi görünüyor. Bu da iyi bir haber" şeklinde konuştu...Merz, bir hafta içinde Washington'da olacağını; bu ziyaret öncesinde de ivedi biçimde "çok net bir Avrupa tutumunun belirlenmesine yönelik müzakerelerin yapılması gerektiğini" ifade etti. "Amerikan hükümetiyle konuşmalıyız" diyen Almanya Başbakanı, "Washington'a koordineli bir pozisyonla gideceğim" şeklinde konuştu...

Başkan Trump “2,4 milyon Amerikalıya gıda yardımını kestik ” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump: "Sadece son birkaç ayda İran'da 32 bin protestocuyu öldürdüler...İranlılar Avrupa'yı ve denizaşırı üslerimizi tehdit edebilecek füzeler geliştirdiler bile. Yakında Amerika Birleşik Devletleri'ne ulaşacak füzeler inşâ etmek için çalışıyorlar. Onlarla müzakereler yürütüyoruz, bir anlaşma yapmak istiyorlar. Asla sahip olamayacakları o gizli kelimeleri henüz onlardan duymadık,"

ABD Başkanı Trump, Diego Garcia'daki askeri üssü İran'a yönelik olası saldırılarda kullanabileceklerini söyledi...ABD Başkanı, söz konusu adanın oldukça stratejik konuma sahip olduğunu vurgulayarak, İngiltere'nin burayı Mauritius denilen küçük ülkeye
iade etmemesi çağrısını yineledi...Diego Garcia Adası'ndaki Amerikan üssünün önemine işaret eden Trump, "İran bir anlaşma yapmamaya karar verirse, ABD'nin son derece istikrarsız ve tehlikeli bir rejimin potansiyel saldırısını ortadan kaldırmak için Diego Garcia'yı ve Fairford'da bulunan hava üssünü kullanması gerekebilir" dedi...Trump, İngiltere başbakanı Starmer'e, adayı uzun vadeli şekilde kiralaması çağrısı yaparak, "Başbakan Starmer, en iyi ihtimalle 100 yıllık bir kira sözleşmesi imzalayarak, hiçbir nedenle Diego Garcia üzerindeki kontrolünü kaybetmemelidir. Diego Garcia'yı vermeyin," görüşlerini paylaştı...Trump, daha önce İngiltere'nin Diego Garcia Üssü'nün de bulunduğu Chagos Adaları'nı, uluslararası mahkemelerin ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun kararı doğrultusunda Mauritius'a iade etme kararını "aptallık" ve "zayıflık" sözleriyle eleştirmişti...Starmer ise Trump'ın geçmişte bu konuda İngiltere'yi tebrik ettiğini, son açıklamanın İngiltere'nin Grönland konusunda Danimarka'ya destek vermesine bir cevap olduğunu belirtmişti.

Trump'tan İran'a net mesaj: "Dünyanın bir numaralı terör destekçisi olan ülkenin nükleer silahı olmasına izin vermeyeceğim"

ABD Başkanı Donald Trump, Kongre'deki "Birliğin Durumu" konuşmasında, İran'ın ABD'ye ulaşabilecek füzeler geliştirmeye çalıştığını savunarak, "Benim tercihim bu sorunu diplomasi yoluyla çözmektir. Ancak kesin olan bir şey var ki dünyanın bir numaralı terör destekçisi olan bu ülkenin nükleer silaha sahip olmasına asla izin vermeyeceğim," dedi...Konuşmasının dış politika bölümünde, görevdeki 11 ayında 8 savaşı sona erdirdiği söylemini yineleyen Trump, halen İran ile müzakerelerin sürdüğünü ancak anlaşma sağlanamaması durumunda savaşa hazırlıklı olduklarını vurguladı...

İran'ın bölgesinde "terör destekçisi bir ülke" olduğunu söyleyen Donald Trump, ABD'ye yönelik tehditler olduğunda askeri seçenekler dahil tüm ihtimalleri değerlendirmeye her zaman hazır olduğunu ifade etti...

İran'ın artık ABD'ye de ulaşabilecek füzeler geliştirmeye çalıştığını söyleyen Trump, "Avrupa'yı ve denizaşırı üslerimizi tehdit edebilecek füzeler geliştirdiler ve Amerika Birleşik Devletleri'ne ulaşabilecek füzeler üretmek için de çalışıyorlar. Silah programlarını, özellikle de nükleer silahlarını yeniden inşa etmeye kalkışmamaları konusunda uyarıldılar. Yine de her şeye yeniden başlıyorlar," diye konuştu...
ABD Başkanı, on yıllardır ABD'nin temel politikasının İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermemek olduğunu vurgulayarak, "İranlılarla müzakerelerimiz devam ediyor. Anlaşma yapmak istiyorlar ancak şu gizli sözü henüz duymadık: Asla nükleer silaha sahip olmayacağız," ifadelerini kullandı...İran'daki protestolarda 32 bin kişinin öldürüldüğünü ileri süren Trump, kendisinin devreye girmesiyle yüzlerce göstericinin infaz edilmesinin durdurulduğu yönündeki söylemlerini yineledi...

ABD Merkezî İstihbarat Teşkilatı (CIA), İran halkına doğrudan hitaben Farsça bir mesaj yayınladı.Mesaj şöyle:

"Merhaba. Central Intelligence Agency sesinizi duyuyor ve size yardımcı olmak istiyor. Aşağıda, bizimle güvenli sanal iletişim kurmanız için gerekli talimatlar bulunmaktadır."

Sadece ABD Hava Kuvvetleri'nin envanterinde mevcut. F-22 Raptor jetlerinden 11'i İsrail'e indi...Amerika Birleşik Devletleri İran'a saldırırsa elindeki 19 adet B-2 bombardıman uçağını da kullanacak...Bu uçakların gezegende eşi, benzeri yok...

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin: "Düşman (Ukrayna ve destekçileri), Rusya'ya stratejik bir mağlubiyet yaşatmayı başaramadığı için kitlesel teröre başvuruyor.Ukrayna'nın nükleer silah almasına yardımcı olunursa çok sert cevap vereceğiz. Karadeniz’in altından geçen Türk Akım ve Mavi Akım doğalgaz boru hatlarını havaya uçurmak için hazırlık yapıyorlar...Ukrayna ve destekçileri Karadeniz'de TürkAkım ve Mavi Akım doğal gaz boru hatlarına yönelik saldırı planlıyor" dedi...Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Ukrayna ve destekçilerinin Ukrayna krizinin çözüm sürecini baltalamaya çalıştığını ve bunun için elinden geleni yaptığını belirterek, "Bir türlü sakinleşemiyorlar" dedi.

Putin, Ukrayna ve destekçilerinin Karadeniz'de TürkAkım ve Mavi Akım doğal gaz boru hatlarına yönelik saldırıları-sabotajları planlandığını ileri sürdü...Moskova'da, Savelovskiy Tren İstasyonu yakınında patlama meydana geldiğine dikkati çeken Putin, terör ve aşırıcılık ile mücadele konusunda çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiğini vurguladı...Putin, nükleer silahın Rusya aleyhine kullanılması ihtimaline ilişkin ise "Ukrayna çeşitli yöntemleri kullanmaktan çekinmiyor. Nükleer silah kullanma niyetinde oldukları yönünde haberler basında yer aldı. Muhtemelen bunun neyle sonuçlanabileceğini anlıyorlar," ifadelerini kullandı.Ukrayna ve destekçilerinin Rusya'yı stratejik yenilgiye uğratma çabalarının başarısız olduğunu belirten Putin, Karadeniz'de TürkAkım ve Mavi Akım doğal gaz boru hatlarına yönelik saldırıların planlandığını ileri sürdü...Putin, "Bir türlü sakinleşemiyorlar. Diplomatik araçlarla çözülmesi için çalışılan barış sürecini baltalamak için daha ne yapacaklarını bilemiyorlar. Kışkırtıcı eylemlerde bulunmak ve müzakere sürecinde elde edilen sonuçları bozmak için elinden geleni yapıyorlar." dedi...Rusya'da işlenen terör suçlarının sayısının geçen yıl arttığını kaydeden Putin, bunların birçoğunun Ukrayna istihbaratı ve Batılı ortakları tarafından işlendiğini ifade etti...Putin, bununla birlikte Rusya'daki altyapı tesislerine, sosyal ve idari kurumlara, sivil binalara yönelik saldırı sayısının da önemli ölçüde arttığını söyledi...Putin, "Devlet sınırının da korunması yönünde ek ciddi tedbirlerin alınması gerekiyor. Sınır altyapısını güçlendirmek ve sınır muhafızlarının muharebe hazırlık seviyesini artırmak lazım," ifadelerini kullandı...

İsrail Başbakanı Netanyahu: "Bir yandan yaralı bir şiî ekseni, diğer yandan da Müslüman Kardeşler'in sünnî ekseni tarafından tehdit ediliyoruz.Bizim, her iki aşırı İslamcı eksene de karşı çıkan ülkelerden müteşekkil kendi eksenimizi tesis etmekte büyük bir çıkarımız var.
Bu, birçok ülkeyi kapsıyor. Bazıları bu günlerde bizi ziyaret ediyor; diğerlerini ise biz ziyaret ediyoruz.Ortadoğu'yu da kapsayan tam bir çemberden bahsediyorum. Purim için uygun olan İncil'deki 'Hodu'dan (Hindistan) Kuş'a (Etiyopya) kadar' ifadesini kullanmak istedim...Bu ifade oldukça yakın bir bölgeyi ve aradaki her yeri, Akdeniz'e kadar uzanan bir alanı kapsıyor. Yeni bir eksen.”

İran Devrim Muhafızları, Irak'ın kuzeyindeki sınırda Kelaşin Dağı'ndan Germiyan'a kadar 3 metre yüksekliğinde ve 600 kilometre uzunluğunda bir güvenlik duvarı inşâ ediyor.Irak'tan faaliyet gösteren İranlı Kürt muhalif grupların sınırdan geçmesini engellemek için inşâ edilen duvarda termal kameralar, sensörler ve izleme sistemleri de mevcut.

TRUMP: İRAN'A SALDIRICAKSAK DIEGO GARCIA ÜSSÜ BU SALDIRIDA BAŞ ROLÜ ÜSTLENECEK

Hint Okyanusu'ndaki Chagos Takımadaları'nın en büyüğü olan ıssız bir ada olan Diego Garcia, yemyeşil bitki örtüsü ve beyaz kumlu plajlarıyla, kristal berraklığındaki sularla çevrili bir cennettir.Ada hakkında, "Island of Shame: The Secret History of the U.S. Military Base on Diego Garcia" adlı bir kitap bile var..."Utanç Adası: Diego Garcia'daki ABD Askeri Üssünün Gizli Tarihi" kitabının yazarı ise David Vine...Diego Garcia, Chagos Takımadaları'nı veya İngiltere-Britanya Hint Okyanusu Bölgesi'ni (Biot) oluşturan yaklaşık 60 adadan biridir; bu bölge, 1965'te Mauritius'tan ayrılarak İngiltere tarafından kurulan son kolonidir. Londra'dan yönetilen ada, İngiltere ve Mauritius arasında uzun süredir devam eden bir toprak anlaşmazlığının merkezinde yer alıyor ve müzakereler son haftalarda hız kazandı.ABD, adalarla ilgili gizli anlaşmanın bir parçası olarak İngiltere'nin Polaris nükleer füzelerini satın almasında 14 milyon dolarlık bir indirim yapmayı kabul etti...En yakın kara parçasına yaklaşık 1.600 km uzaklıkta bulunan Diego Garcia, dünyanın en ücra adaları listelerinde yer alıyor. Buraya ticari uçuş yok ve deniz yoluyla ulaşmak da kolay değil; tekneler için izinler sadece takımadaların dış adaları için ve Hint Okyanusu'ndan güvenli geçişe izin vermek için veriliyor.Adaya girmek için izin gerekiyor ve bu izin sadece askeri tesisle veya bölgeyi yöneten İngiliz makamıyla bağlantısı olan kişilere veriliyor. Gazetecilerin adaya girişi geçmişte yasaklanmıştı.

BBC'nin ele geçirdiği, iki hükümet (ABD & İngiltere) arasında bu yaz yapılan yazışmalar, her ikisinin de Diego Garcia'ya herhangi bir medya mensubunun girmesine izin verme konusunda son derece endişeli olduğunu gösteriyordu. Adada 1970'lerin başından beri İngiltere-ABD askeri üssü var...1966'da imzalanan anlaşmalar, adayı başlangıçta 50 yıllığına ABD'ye kiraladı ve bu süreye 20 yıl daha uzatma olasılığı da eklendi. Anlaşma yenilendi ve 2036'da sona erecek.Bölge Londra'dan yönetilse de, oradaki personelin ve kaynakların çoğu ABD'nin kontrolü altındadır...1968'de İngiltere'den bağımsızlığını kazanan Mauritius, adaların kendisine ait olduğunu savunurken, Birleşmiş Milletler'in en yüksek mahkemesi de danışma niteliğindeki görüşünde, İngiltere'nin bölge üzerindeki yönetiminin "yasa dışı" olduğunu ve sona ermesi gerektiğini belirtmiştir.Açıklamada, İngiltere'nin "sömürgecilikten arınmasını" tamamlamak için Chagos Adaları'nın Mauritius'a devredilmesi gerektiği belirtildi...İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün kıdemli hukuk danışmanı Clive Baldwin, "Chagos halkının İngiltere ve ABD tarafından zorla yerlerinden edilmesi, ırk temelinde zulüm görmeleri ve anavatanlarına dönüşlerinin sürekli olarak engellenmesi, insanlığa karşı suç teşkil etmektedir" diyor...İngiliz hükümeti daha önce, adaların "1814'ten beri kesintisiz olarak İngiliz egemenliği altında" olduğu ve üzerindeki hak iddiasında "hiç şüphe duymadığı" yönünde açıklama yapmıştı.İngiliz ordusu yetkilisi Matthew Savill'in belirttiğine göre, bu üs aynı zamanda Tomahawk füzeleri gibi silahlarla denizaltıları yeniden yüklemek için dünya çapında "son derece sınırlı sayıdaki yerlerden" biri ve ABD, olası acil durumlar için buraya büyük miktarda ekipman ve malzeme yerleştirmiş durumda...Diego Garcia'nın kullanım amaçlarıyla ilgili uzun zamandır çeşitli söylentiler dolaşıyor; bunlardan biri de buranın CIA'nın gizli bir gözaltı merkezi olarak kullanıldığı, yani terör şüphelilerini barındırıp sorguladığı bir tesis olduğu iddiası...İngiltere-Birleşik Krallık hükümeti, yıllarca terör şüphelilerini taşıyan uçakların adaya inmediği yönündeki güvencelerin ardından, 2008'de terör şüphelilerini taşıyan uçakların 2002'de adaya indiğini doğruladı...ABD Dışişleri eski Bakanı Colin Powell'ın özel kalem müdürü Lawrence Wilkerson, Vice News'e istihbarat kaynaklarının kendisine Diego Garcia'nın "zaman zaman insanların geçici olarak barındırıldığı ve sorgulandığı bir yer" olarak kullanıldığını söylediğini aktardı...

Arap kültüründe kadının yeri hakkında bir not:

Nisa suresi 34. ayet ; "Erkekler, kadınlar üzerinde idareci ve gözeticidirler; çünkü Allah, insanların bir kısmını diğerlerinden üstün kılmıştır ve erkekler, mallarını kadınları ve çocukları için harcarlar...Salih kadınlara gelince, onlar Allah'ın emirlerine itaat edip kocalarının hakkına riayet ederler ve Allah onların hukukunu nasıl koruduysa onlar da kocalarının malını, namusunu ve sırlarını kocalarının gıyabında korurlar

(Kaynak kitap: Mutlu Aile; sayfa 107; yazan: Burhan Bozgeyik)


© Akdeniz Gerçek