Çocuklara 332 Milyon Kitap Hediye Eden Kadın: Dolly Parton
Şarkıcı, film yıldızı Dolly Parton'un babası okuma yazmayı hiç öğrenemedi...Bu durum babası için hayat boyu süren bir utanç kaynağıydı...
Bu nedenle film yıldızı, şarkıcı Dolly Parton (1946-2026) hiçbir çocuğun kitapsız kalmamasına karar verdi: ücretsiz bir kitap dağıtım ağı kurdu ve 332 milyondan fazla kitabı ücretsiz olarak dağıttı...
Bu dağıtım ağında doğumdan 5 yaşına kadar olan çocuklara her ay yaşlarına uygun bir kitap gönderilir. Kitaplar doğrudan çocuğun evine postalanır. Ailenin gelir durumu şartı aranmaz...Bu harika kampanya Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, İngiltere, Avustralya ve İrlanda'da uygulanmaktadır. Her ay 3 milyondan fazla çocuğa kitap yollanmaktadır...
Dolly Parton'un en ünlü eseri 1973'te Porter Wagoner'ın gösterisinden ayrılmak amacıyla ve ona veda etmek için yazdığı "I Will Always Love You" adlı şarkıydı...
Dolly Parton bu ünlü şarkıyı 1973 yılında Porter Wagoner'a teşekkür etmek ve iş ortaklıklarını bitirmek için yazdı.
Ayrılık Kararı: Parton, yedi yıl boyunca birlikte çalıştığı Porter Wagoner’ın televizyon programından kendi solo kariyerine odaklanmak için ayrılmak istedi.
Veda Yolu: Ayrılığı kelimelerle anlatmakta zorlanan Parton, duygularını ifade etmek için "I Will Always Love You" şarkısını yazdı ve Wagoner'a söyledi...
Wagoner'ın Tepkisi: Porter Wagoner şarkıyı dinledikten sonra çok duygulandı ve Parton'ın kendi yoluna gitmesine bu harika eser sayesinde izin verdi.
I would only be in your way
So I'll go, but I know
I'll think of you every step of the way
And I will always love you
I will always love you
My darling, you, mm-mm
That is all I'm taking with me
So goodbye, please don't cry
We both know I'm not what you, you need
And I will always love you
I will always love you
I hope life treats you kind
And I hope you have all you've dreamed of
And I wish you joy and happiness
But above all this, I wish you love
And I will always love you
I will always love you
I will always love you
I will always love you
I will always love you
I, I will always love you
Ooh, I'll always, I'll always love you
SAUNA İKLİMİ CEZAEVLERİNDE YATANLARI DA ÇOK OLUMSUZ ETKİLEMEYE DEVAM EDİYOR
Ağustos 2026 itibarıyla Türkiye genelindeki cezaevlerinde toplam kapasitenin büyük oranda üzerinde mahpus bulunmaktadır. Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) tarafından aktarılan Ağustos 2026 Hapishane İstatistikleri verilerine göre cezaevlerinin tablosu şu şekildedir:
Toplam Kapasite: 304.278 kişi
Toplam Mahpus Sayısı: 433.520 kişi
Hükümlü Sayısı: 368.293 kişi
Tutuklu Sayısı: 65.227 kişi
Kapasite Aşımı: Mevcut nüfus, 304.278 kişilik resmi kapasiteyi yaklaşık B,5 oranında aşmaktadır.
Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği uyardı: Aşırı sıcaklar hapishanelerde mahpusların sağlığını tehdit ediyor
CİSST, hapishanelerde aşırı sıcaklara karşı kalıcı önlemler alınması çağrısında bulundu. Derneğe ulaşan başvurularda yetersiz havalandırma, yüksek nem, kısıtlı açık hava süreleri ve erken kapatılan havalandırma kapıları nedeniyle mahpusların zor koşullarda kaldığı aktarıldıCİSST’in yaptığı duyuruya göre derneğe ulaşan başvurularda, mahpusların kaldığı oda ve koğuşlarda yeterli hava sirkülasyonunun sağlanmadığı bildiriliyor. Serinleme imkanı bulunmayan kapalı alanların yüksek nemle birleşmesi nedeniyle dayanılması güç koşulların oluştuğu belirtilirken, açık hava sürelerinin kısıtlı tutulması ve havalandırma kapılarının erken kapatılmasının da sıcaklığın etkisini artırdığı ifade edildi.Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin aktardığı bilgiler şöyle:
“Aşırı sıcaklar hapishanelerde mahpusların sağlığını tehdit ediyor! CİSST'e ulaşan başvurularda; oda ve koğuşlarda yeterli hava sirkülasyonunun sağlanmadığı, serinleme imkânı bulunmayan kapalı alanların yüksek nemle birlikte dayanılması güç koşullara dönüştüğü, açık hava sürelerinin kısıtlı tutulduğu ve havalandırma kapılarının erken kapatıldığı aktarılıyor. Yaşlı, engelli, kronik hastalığı bulunan, hamile veya düzenli ilaç kullanan mahpuslar bu koşullardan çok daha ağır etkileniyor. Aşırı sıcaklara karşı geçici ve kişisel çözümler değil, bütün hapishaneleri kapsayan kalıcı önlemler alınmalıdır...
Aşırı Sıcaklarda Hapishanelerde Neler Yaşanıyor?
İklim krizinin de etkisiyle yaz aylarında ciddi oranda yükselen sıcaklıklar, hapishanelerde halihazırda ağır olan yaşam koşullarını daha da zorlaştırıyor. Gerekli önlemler alınmadığında, yüksek sıcaklık mahpusların yaşamını ve sağlığını ciddi biçimde etkiliyor... Aşırı sıcaklar mahpusları nasıl etkiliyor? CİSST’e ulaşan başvurularda, mahpusların kaldığı odalarda ve koğuşlarda yeterli hava sirkülasyonunun sağlanmadığı aktarılıyor. Serinleme imkanı bulunmayan kapalı alanlar, yüksek nemle birlikte dayanılması güç koşullara dönüşüyor. Açık hava sürelerinin kısıtlı tutulması ve havalandırma kapılarının erken kapatılması ise sıcaklığın olumsuz etkilerini daha da artırıyor.”
“Sıcaklar bazı mahpusları daha ağır etkiliyor!” diyen CİSST, “Yaşlı, engelli, kronik hastalığı bulunan, hamile veya düzenli ilaç kullanan mahpuslar aşırı sıcaklar karşısında daha fazla risk altında. Bu koşullar mevcut hastalıkların ağırlaşmasına ve yeni sağlık sorunlarına neden olabiliyor...
Mahpusların sağlığını korumak devletin sorumluluğudur. Devlet, özgürlüğünden yoksun bıraktığı her bireyin yaşam hakkını, beden ve ruh bütünlüğünü korumak ve insan onuruna uygun yaşam koşulları sağlamakla yükümlüdür. Aşırı sıcaklarda infaz koşulları, mahpusların sağlığını koruyacak ve hastalıkların ağırlaşmasını önleyecek şekilde düzenlenmelidir... Hangi önlemler alınmalı? Temiz ve serin içme suyuna günün her saati kesintisiz erişim sağlanmalı. Odalar, koğuşlar ve ortak alanlar yeterli biçimde havalandırılmalı. Uygun vantilatör ve soğutma araçları idare tarafından sağlanmalı. Duş ve serinleme imkânları artırılmalı; su kısıtlamalarına son verilmeli. Açık hava saatleri günün daha serin zamanlarına göre düzenlenmeli.
Risk grubundaki mahpusların sağlık durumları düzenli olarak takip edilmeli... Uluslararası standartlar ne söylüyor? Uluslararası standartlara göre hapishanelerde; İklim koşulları gözetilmeli, mahpusların kaldığı alanlarda yeterli hava ve havalandırma sağlanmalıdır. Duş imkânları iklim koşullarına uygun olmalı ve gerektiğinde daha sık duş alınabilmelidir... Aşırı sıcaklara karşı önlem almak zorunluluktur. İklim krizinin etkisiyle daha sık ve şiddetli yaşanan sıcak hava dalgaları karşısında, geçici ve kişisel çözümler değil, bütün hapishaneleri kapsayan kalıcı önlemler alınmalıdır. Mahpusların suya, havalandırmaya, serinleme imkânlarına ve sağlık hizmetlerine erişimini güvence altına alacak adımlar gecikmeden atılmalıdır. Mahpusların sağlığı, alınmayan önlemlerin sonucu olarak tehlikeye atılamaz” bilgisini paylaştı.SELAHATTİN DEMİRTAŞ VE OSMAN KAVALA GÜNDEMLERİHalkların Demokratik Partisi liderlerinden biri olan Selahattin Demirtaş, 27 Ağustos 2026 itibariyle 3.583 gündür cezaevindedir. Cezaevinde dokuz yılını 4 Kasım 2025'te dolduracak olan Demirtaş'ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) pek çok kez hak ihlali kararı vermiştir...Tutuklanma Tarihi: 4 Kasım 2016...
Sivil toplum ve insan hakları aktivisti Osman Kavala 27 Ağustos 2026 itibarıyla 3 bin 222 gündür hapistedir. Kavala'nın özgürlüğü 18 Ekim 2017'de İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alınmasıyla sona erdi. Gezi davası soruşturmaları kapsamında gözaltına alınan Kavala, 14 günlük gözaltı süresinin ardından 1 Kasım 2017'de "hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçlamalarıyla tutuklandı.
Osman Kavala'nın annesi Necla Kavala, 1926 ya da 1927 doğumludur ve halen hayattadır...
Osman Kavala'nın haklarının ihlal edildiğine hükmeden AİHM Büyük Dairesi, Salı günü, Kavala'nın "mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılması gerektiğini" bildirdi.
AİHM kararında, Kavala'nın tutukluluğu ile mahkûmiyetinin AİHS'e aykırı olduğu kaydedilmiş ve kendisine yönelik tedbirlerin, onu susturmak gibi ikincil bir amaç güttüğü belirtildi.
Kararda, Türkiye'de Osman Kavala'ya yönelik yargılamanın, siyasi muhaliflerin, insan hakları savunucularının ve gazetecilerin, kapsamı geniş biçimde yorumlanan ceza suçlarına dayanılarak tutuklanması ve yargılanması sürecinin bir parçası olarak görüldüğü de not edildi.
Mahkeme ayrıca, Türkiye'deki yapısal eksikliklerin, özellikle siyasi açıdan hassas davalarda yürütme organının yargı kararları üzerinde etki kurmasını kolaylaştırdığını ifade etti.
AİHM bunlara ilaveten, Türkiye'nin Osman Kavala'ya 70 bin euro manevi tazminat ödemesine, ayrıca 43 bin euroluk yargılama masraflarının da Türkiye tarafından karşılanmasına hükmetti.
Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi'nin, 2017'den bu yana cezaevinde bulunan iş insanı ve sivil toplum aktivisti Osman Kavala'nın haklarının ihlal edildiğine dair hükmünü, "Türkiye'ye karşı takınılan yanlı yaklaşımın son örneği" olarak değerlendirdi.
Adalet Bakanlığı kaynakları, "AİHM'in bugün açıklamış olduğu Mehmet Osman Kavala başvurusu hakkındaki karar hem başvurunun ele alınış ve karara bağlanış süreci ile hem de kararda Mahkeme'nin kendi yerleşik içtihatlarına aykırı değerlendirmeler taşıması itibarıyla Türkiye'ye karşı takındığı yanlı yaklaşımın son örneğini teşkil etmektedir" açıklamasını yaptı.
Bakanlık kaynakları, Osman Kavala'nın "Bağımsız ve tarafsız........
