Mekke Anlaşması Nedir, Kime Hizmet Edecektir?
7 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke'de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması, Ortadoğu'nun geleceği bakımından son derece önemli bir gelişmedir. Anlaşmanın 16 maddelik metni 20 Ekim 2026'da TBMM'ye sunulmuştur. Ortak savunma, istihbarat paylaşımı ve askerî iş birliği hükümleri bulunmaktadır. Trump'ın 13 Ekim'de Yemen'deki HUSİLERE yönelik olası bir askerî müdahale konusunda Erdoğan'dan destek isteyebileceğini ve isteğinin karşılanacağını düşündüğünü haberlere yansıyınca, Türk kamuoyunda dikkatler tekrar bu anlaşma üzerine yoğunlaşmıştır. Kuşkusuz Mekke ve Medine gibi Müslümanlar tarafından kutsal sayılan iki kentin korunması ortak sorumluluğumuzdur. Ancak kutsal şehirleri korumak başka, Suudi Arabistan yönetiminin bütün siyasi ve askerî tercihlerinin güvencesi olmak başkadır. Görünürde anlaşmanın temel ilkesi açıktır: Üç ülkeden herhangi birine yapılacak silahlı saldırı, diğerlerine de yapılmış sayılacaktır. Bu düzenleme, NATO'nun kolektif savunma anlayışına benzeyen bir güvenlik sistemi oluşturmayı hedeflemektedir. Türk kamuoyunda merak edilen asıl konu şudur: Bu anlaşma kimin güvenliğini sağlayacak, kimin çıkarlarını koruyacak ve gerektiğinde kimin savaşını üstlenecektir? Çünkü uluslararası ilişkilerde anlaşmaların adından çok amacı, hükümlerinden çok uygulamaları ve verilen sözlerden çok ortaya çıkan sonuçları önemlidir.Türkiye'nin bağımsızlığı, askerî gücü ve evlatlarının hayatı hiçbir uluslararası ittifakın sınırsız tasarrufuna bırakılamaz. Zira İslam dünyasının kutsallarını savunmakla, bir krallığın rejim güvenliğini savunmak aynı şey değildir.“Çarşı her şeye karşı” anlayışı ile iktidarın her uluslararası anlaşmasına peşin hükümle karşı çıkmak da doğru değildir. Bu anlaşma çerçevesinde önemli fırsatlar ortaya çıkabilir. Bunlar: • İslam dünyasında güvenlik alanında iş birliğini geliştirebilir. • Türkiye'nin askerî tecrübesi........
