Ceberrut Yönetimler Ve Yöneticiler
Dünya tarihi boyunca bir çok toplum, ceberrut yönetimlerin ve yöneticilerin kötü etkisini yaşamıştır.
Peki nedir “ ceberrut yönetim “ derseniz ( despotik - otoriter yönetimler akla gelir.) Bu tür yönetimlerde halk iradesi bastırılmıştır.
Temel özellikleri: “ Aşırı merkeziyetçilik, hukukun araçsallaştırılması,
Medya, ifade özgürlüğü ve muhalefetin sınırlandırılması, insan hakları ihlalleri, kişi kültü ( liderin adeta kutsallaştırılması) vb.
Bu baskıcı yönetimleri en iyi anlatanlar da, fıkralardır aslında:
“ Bir diktatör konuşma yaparken demiş ki;
Ülkemizde ifade özgürlüğü vardır!
Kalabalıktan biri bağırmış;
- Bakın o da fikrini söyledi. Ve bu onun son fikri oldu! “
“ Diktatör ülkede seçim yapmaya karar vermiş. Danışmanı sormuş:
Ama efendim, rakibiniz yok ki?
- Olsun, yine de kazanma hissini özledim. “
Dünya tarihinde farklı ceberut yönetim türleri vardır. “ Mutlak monarşi”, “Totaliter rejim”, “ Askeri diktatörlük” vb.
Dünya tarihi boyunca ceberut liderler varolmuştur. Asırlar önce Roma’yı yakan Neron, “ Devlet benim.” Diyen Fransa kralı 14. Louis ( Güneş kral), Sovyetler Birliği döneminde Joseph Stalin, Nazi Almanya’sında Adolf Hitler, Komünist Çin’de Mao Zedong, Şili’de Augusto Pinochet, Kuzey Kore’de Kim İl Song ve ailesi, Faşist dönem İtalya’sında Benito Mussolini, İspanya’da Francisko Franco dönemi, Irak’ta Saddam dönemi, Suriye’de Esad dönemi sayılabilir.
Tabii bu baskıcı yönetimlerin toplumsal ve ekonomik anlamda kötü sonuçları oluyor. Savaş, Ekonomik durgunluk, beyin göçü, toplumsal korku, kutuplaşma ve güvensizlik…
Ceberut yönetimler itaat ve korku üzerine kuruludur. Demokratik sistemler ise, katılım ve denge üzerine. Ve tarih bize şunu gösterir; Baskı ile kurulan düzenler, güçlü görünse de kırılgandır. Özgürlük üzerine kurulan sistemler ise daha dayanıklıdır. Dünya barışı ve insanların mutlu olacağı bir dünya, ancak özgür sistemlerle olacaktır.
