Nihat Güç Zumer Suresi 76. Ayetin Düşündürdükleri
"Biz onlara zulmetmedik. Zaten onlar zalim idiler."
Mücrimlerin dini kabul etme, dinin gereklerine göre bir yaşam kurma, düşüncelerine neşter vurma gibi bir istekleri olmadı, bunun için herhangi bir çaba da sergilemediler.
Kâfirler, müşrikler ve münafıklar iman etmemelerinden mütevellit ebedi bir azaba duçar kaldılar. Bu ebedi azap yaptıklarının karşılığı olan bir azaptır. Onlar iman etmeye yanaşmadılar, emredilen fiilleri yerine getirmeyi hoş görmediler, kendilerine yasaklanan haramlardan uzak durmayı kendilerine yakıştırmadılar. İşte bu tercihlerinden, bu isteklerinden, bu arzularından ve bu fiillerinden dolayı karşılaştıkları bu son, yaptıklarının tıpatıp karşılığıdır. Burada bir zulüm, bir haksızlık, bir noksanlık söz konusu değildir. Evet: “… Onlar yaptıklarının cezasına çarptırılacaklardır.” (A’raf/180) Bu konu ile ilgili başka bir ayeti Kerimede Yüce Allah; “Kim bir iyilik getirirse, ona bundan daha hayırlısı vardır. Kim de bir kötülük getirirse, bilsin ki, kötülük işleyenler ancak yapmakta olduklarının cezasına çarptırılırlar.” (Kasas/84) şeklinde açıklanmaktadır.
Kur’an-ı Kerim’i sure sure, ayet ayet baştan sona kadar incelediğimizde karşımıza; cennetliklere verilen nimetlerin Yüce Allah’ın bir ikramı olduğunu, bol kepçeden, hesapsızca verildiğini görebileceğimiz gibi cehenneme müstahak olan insanlara verilen azabın, yapılanların ne bir eksik ne bir fazla, birebir karşılığı, hak ve hukuka uygun bir şekilde uygulandığını görebiliriz. Hatta bazı ayetlerde cehennem ehlinin, kendisini sapıttıran kişilere yönelik olarak iki kat azap verilmesini istediklerine de rastlamaktayız. Ancak cehennem azabının fazladan uygulanacağına dair herhangi bir rivayete henüz rastlamış değilim.
Aynı ortamda, aynı anne ve babadan doğan, uzun bir süre aynı kültür ile büyüyen, aynı eğitime tabi tutulan, aynı havayı teneffüs eden, aynı yiyecekleri yiyen ve aynı suyu içen iki kardeşten biri davranışlarını değiştirerek iman ediyor diğeri de çevredeki insanları gözü kapalı bir şekilde taklit etmek suretiyle inkâra kalkışıyor. İman eden kardeşin iman etmesi tamamıyla özgür iradesi ile gerçekleştiği gibi inkâra kalkışan mücrim kardeşin inkârı da tamamen özgür iradesi ile gerçekleşmektedir.
İman eden ve davranışlarını değiştiren insanın cennet ile müşerref kılınması; imanını salih ameller ile süslemediği, hak etmediği halde Yüce Allah’ın kendisini kayırması olarak........
