menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

GÜLÇİN ITIRLI ASLAN İçimizdeki Kör Güç

7 0
08.09.2026

İnsan bir şeyi çok ister. Çalışır, bekler, uğraşır. Sonunda alır. Ve bir süre mutludur. Ama o mutluluk düşündüğü kadar sürmez.

Aynı sahne yeniden başlar; bu sefer farklı bir şey istenir. Schopenhauer bu döngüyü yaşadı, düşündü ve adına istenc dedi. Ona göre insanı sürekli bir yerden bir yere iten kör bir güç bu döngünün motorudur.

Schopenhauer'in istenc kavramı, bilinçli arzuları aşan daha derin bir şeyi tarif ediyor. Neyi istediğimizden bağımsız olarak, var olmak isteyen, büyümek isteyen, devam etmek isteyen kör ve akılsız bir dürtü. Bu dürtü doyurulamaz, çünkü bir hedef değildir; yaşamın kendisidir. Bir arzu karşılanır, hemen yerine bir yenisi geçer. Tatmin anlıktır; arzu kalıcıdır.

Psikoloji bu döngüyü 'hazcı değirmen' kavramıyla açıklıyor. İnsanlar yeni bir şey elde etmelerinin ardından kısa bir tatmin yaşıyor, ardından önceki duygusal düzeylerine geri dönüyor. Yeni bir iş, yeni bir ilişki, yeni bir ev. Başlangıçta heyecan var; zamanla aşinalık, zamanla tekrar arzu. Araştırmalar bu döngünün tutarsız biçimde işlediğini, ama döngünün kendisinin tutarlı biçimde devam ettiğini gösteriyor.

Sosyoloji ise bu mekanizmanın toplumsal boyutunu vurguluyor. Modern tüketim ekonomisi, tatmin edilemeyen arzunun varlığıyla değil, tatmin edileceği yanılsaması üzerine kurulu. Reklam yeni arzular üretiyor, endüstri onları besliyor. Schopenhauer'in tarif ettiği döngü, modern........

© Akasyam