menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gülay ÇETKİN Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay

30 0
26.03.2026

Bağımsızlığın bir ülke için ne kadar önemli olduğunu biliriz. Ölürüz yolunda; candan, canandan, maldan, mülkten geçeriz yani. Bağımlı yaşamak, yaşamamak gibi bir şey diyebilir miyiz?

Aslında bağımlı yaşamanın da bedelleri vardır. Hani bildiğimiz bağımlılıklar bizi maddi, psikolojik, fizyolojik olarak olumsuz etkiler.

Bir de başka bağımlılık var. Aslında adına borç mu desek, vefa mı desek bilemedim ama sonucunda bağımlı oluyorsunuz.

Bunun bedeli de çok ağır ödeniyor. Vadesi uzun olunca hissedilmiyor ya da kaçılabiliyor ama nereye kadar kaçabilirsin ki. Elbet bir gün elinde yaptıklarından başka bir şey kalmayacak. Yaptıkların da nasıl şeyler onları biliyoruz ya da nasıl yaptın orası da ayrıca sorun.

Ülkenin birinde, büyük bir şirket varmış. Bu şirket ülkenin dört bir tarafına en ücra yerlerine kadar şubesi olan kocaman bir şirketmiş. Çok sayıda da müşterisi varmış. Bu şirkette çalışanlar zaman zaman bu şirketin şubelerine yönetici olmak için başvurur, gerekli sınavlardan geçerse yönetici olurmuş. Kimisi daha iyi yerleşim yerine gitmek için, kimi maddi gelirler için, kimisi de kişisel amaçlarına ulaşmak için bu görevlere talip olurlarmış.

Bu şirketin ceosu da patronun yakın bir arkadaşının oğluymuş. Personel yerleşimlerinde yetkili değil ama gizliden söz sahibi imiş. İşte şirkette çalışan personel de şubelere yönetici olmak istediğinde onun onayında geçer ya da onun dediği olurmuş.

Gerek kariyer için gerekse isteği doğrultusunda yönetici olmak isteyen kişi, talip olduğu işe dair yeterliliği olsa, gerekli şartları taşısa, şirketin yaptığı sınavdan geçse de söz sahibi olan ceonun, o kişi hakkında bildirdiği görüş daha kıymetli olurmuş.

Ceonun da şirkette bulunduğu konumda devam edebilmesi, yükselebilmesi için de........

© Akasyam