menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen Eğitimde Yapay Zeka

9 0
10.04.2026

Yapay zekâ, bilgisayarların insan zekâsı gerektiren işleri yapabilmesini sağlayan bir teknolojidir. Son yıllarda büyük bir hızla gelişen yapay zekâ teknolojisi eğitimden sağlığa, ulaşımdan güvenliğe kadar birçok alanda büyük değişimler yaratmaktadır.

Yaşamımızın her alanına giren yapay zekâ araçları günlük hayatta birçok konuda etkili bir şekilde kullanılmakta, insanlara pek çok konuda yardımcı olmaktadır. Bu gidişle yakın gelecekte yapay zekanın hayatımızın daha fazla alanında yer alacağı söylenebilir.

Yapay zekânın gelişimi günümüzde öğrenci profilini olduğu kadar eğitim ortamlarını, öğrenme-öğretme süreçlerini ve öğretim yöntem ve tekniklerini de değiştirmekte ve dönüştürmektedir. Öyle ki eğitimde yapay zekâ araçları yalnızca öğrencinin öğrenmesine yardımcı bir araç olarak kullanılmakla kalmayıp öğrenme süreçlerinin merkezine yerleşmekte; öğrencinin kendi hızına, seviyesine ve öğrenme stiline göre öğrenmesini sağlayan bir araç olarak eğitim ortamlarında yerini almaktadır. Öğrenciye konuyu anlatması, anında ve hızlı geri bildirim vermesi, öğrencinin hatalarını düzeltmesi, sorularını yanıtlaması, uygun kaynaklar önermesi ve hatta nasıl çalışacağına dair bir yol haritası çizmesi gibi önemli faydalar sunmaktadır. Ancak tam da bu noktada bazı önemli sorunlar da ortaya çıkmaktadır. Örneğin, öğrencinin bir ödevi hazırlarken yapay zekayı yardımcı bir araç olarak bilgiye ulaşmakta kullanması gerekirken yapay zekâ tarafından hazırlanan bir çalışmayı kendi hazırlamış gibi teslim ettiği görülmektedir. Bu durum akademik dürüstlük açısından ciddi problemlere yol açmaktadır. Ayrıca öğrenciyi hazırcılığa alıştırmakta ve ciddi bir tembellik sorununu da beraberinde getirmektedir. Zaten yeterince çalışma isteği olmayan öğrencilerin hazır bir ödevi kendi yapmış gibi sunması hem karakter gelişimi hem de akademik başarı açısından önemli riskler taşımaktadır. Bu nedenle yapay zekâ kullanımında etik kuralların belirlenmesi ve denetim mekanizmalarının geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Günümüzde teknolojinin içine doğan ve teknolojiyle iç içe büyüyen bir nesil yetişmektedir. Yapay zekâ yeni nesli sürekli değiştirmektedir. Hatta teknoloji bağımlılığı öyle bir noktaya gelmiştir ki, yapay zekâ gençler için yalnızca bilgiye ulaşma aracı değil, aynı zamanda bir “dertleşme” ve “danışma” aracı olarak kullanılmaktadır. ChatGPT gibi yapay zeka araçlarına günlük hayatta karşılaştığı problemleri anlatan ve nasıl çözeceğini soran, hatta olaylar karşısında nasıl davranması gerektiğine dair fikir alan bir nesil ortaya çıkmıştır. Yapay zekanın etik açıdan gençlere nasıl öneriler sunduğu ayrı bir sosyolojik problem olmakla birlikte, problemlerini kendisi çözmek yerine yapay zekaya çözdüren gençlerin bilişsel becerileri ve kişilik-karakter gelişimi de ayrı bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki, problem çözme, mantık yürütme ve muhakeme gibi yetilerin yeterince kullanılmaması zamanla bu becerilerin gelişimini olumsuz etkileyecektir. Nitekim sürekli kullandığımız bilgi ve becerilerimiz gelişir, kullanılmayanlar unutulmaya yüz tutar. Aynı şekilde zekâ da kullanıldıkça gelişir; düşünmeyen, sorgulamayan, problem çözmeyen, muhakeme etmeyen bireylerin zihinsel gelişimi sınırlı kalabilir. Bu nedenle yapay zekâyı bilinçli ve dengeli kullanmak büyük önem taşımaktadır.


© Akasyam