menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zurnanın Son Deliği

18 0
12.05.2026

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

İnsan ve Toplum Bilimleri

"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"

Uluslararası Hemşireler Birliği’nin (ICN) 2026 teması ‘Hemşirelerimiz geleceğimizdir. Güçlü hemşireler hayat kurtarır ’olarak beyan edilmiştir.

Peki bu hemşireler kimdir?Nedir?Değeri/Önemi ve gücü nedir? Kısaca değinelim;

Sağlık bakım profesyoneli olan hemşireler, hümanistik ve holistik yaklaşımla insanı ve

yaşamını  korumaya odaklanan bir disiplinin üyesidirler. Yaşam varoluşsal mücadele ile

kazanılan bir değerdir. Yaşama yapılan fiziksel, duygusal, sosyal ve manevi yatırımlar

değerini oluştururken yatırımlarla doğru orantılı kazanımlar ise yaşamın maddi ve manevi

ederini oluşturmaktadır. Sağlık bakım profesyonelinin  değerliliğinin/öneminin göstergelerini: Sağlığın korunması, hastanın iyileştirilmesi, hastaneye yeniden yatışların azaltılması, enfeksiyon kontrolü, komplikasyonların önlenmesi ve hastanede kalış süresinin kısaltılması ile sağlanan verimlilik ve maliyet tasarrufu; hastaların durumları ve tedavileri hakkında  verdikleri eğitim desteği; hastalarla, ailelerle ve sağlık ekibiyle etkili iletişim kurarak oluşturdukları işbirliği ve hasta memnuniyetinin arttırılması gibi hasta sonuçlarında bulabilirsiniz.

Hemşireler ve hemşirelik hakkında güncel verileri özetleyecek olursak;

TÜİK ve Sağlık Bakanlığı’nın son sağlık istatistiklerine göre Türkiye’de hemşire sayısı 200–250 bin aralığındadır ve 100.000 kişiye düşen hemşire sayısı yaklaşık 250–300’dür; bu oran OECD ortalamasının belirgin biçimde altındadır.

Hemşirelerin çok büyük çoğunluğu (p–80’ni)  kamu ve özel hastanelerde çalışmaktadır. Aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri, evde bakım hizmetleri gibi alanlarda daha küçük ama artan bir hemşire grubu bulunmaktadır. İlaç firmaları, sigorta şirketleri, özel bakım merkezleri gibi alanlarda çalışan hemşire sayısı azdır.  Görevler genellikle ilaç yan etki değerlendirmesi, klinik araştırma koordinatörlüğü, sağlık/hayat sigortası tıbbi değerlendirmesi, özel bakım ve huzurevi hemşireliği ve palyatif bakım hemşireliği üzerinedir.

Türkiye’de hemşire maaşları; kamu–özel ayrımı, ek ödeme ve nöbet ücretleri nedeniyle geniş bir aralıkta değişmekte, ancak hemşireler- yaşam maliyetleri ve iş yüküyle kıyaslandığında- gelirlerini yetersiz olarak değerlendirmektedir.

Meslek örgütleri ve sendikalar, pandemi döneminde ve 6 Şubat depreminde çok sayıda hemşirenin yaşamını yitirdiğini rapor etmiştir.

Hemşireler; hasta sayısının yüksekliği, nöbet ve çalışma saatlerinin fazlalığı, ücret yetersizliği ve gelir adaletsizliği, hemşirelik rolünün (lisans ve lisansüstü eğitimlerine rağmen) zaman zaman “yardımcı personel” gibi algılanması, karar verme süreçlerinde (Örneğin, hastane etik kurullarında hemşirelerin yer almaması gibi) yeterince temsil edilmemesi, iş yerinde şiddet   görme gibi sorunları yaşamaktadır. Dolayısıyla bu sorunlar hemşirelerin iş doyumunu anlamlı biçimde düşürmektedir. Hastalar özellikle iletişim, ilgi, empati ve ulaşılabilirlik boyutlarında hemşirelerden çoğunlukla memnun olduklarını bildirirken hemşirelerin hastalarına zaman ayıramaması, yoğunluk nedeniyle bireysel bakımın sınırlı kalması, bilgilendirme eksikliği gibi alanlarda memnuniyetsizliklerini ifade etmişlerdir. Destekleyici yönetim, ekip içi iyi iletişim, profesyonel özerklik, adil ücret, eğitim ve kariyer olanakları hemşirelerin iş doyumunu arttırırken, başka bir değişle ICN 2026 temasına uygun olarak hemşireler........

© Akademik Akıl