menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yapay Zekâ Uygulamaları: İnsanlık mı Dijitalleşme mi?

15 0
01.06.2026

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

İnsan ve Toplum Bilimleri

"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"

Yapay Zekâ Uygulamaları: İnsanlık mı Dijitalleşme mi?

Felsefi ve İlmi terakki, günümüz ileri teknolojileri ile ele alınırsa toplumun ve bireyin gündelik, içtimai ve aile hayatının, günümüz dijitalleşmesi ve Yapay Zeka uygulamaları ile karşı karşıya kaldığını görüyoruz. Dünyaya namzet mütekamil izler bırakan Türk-İslam hakimiyeti neticesinde, tarihimiz ve hakimiyetimiz olan coğrafyalarada yaşayan müslim ve gayri müslimlerin fikri-içtimai kültürlerinin ne denli tolerans içinde olduğunu idrak ederiz. Bunun bariz misalini, örneğini ünlü müteffekkir, İlim adamı Farabi, Seyhun nehri kıyılarında Oğuzların Farab (Karacuk) şehrinden aldığı ilmi tedrisat neticesinde, sosyal ve beşeri bilimlerde çok değerli eserleriyle dünya milletlerine “Muallim-i Sani” unvanını yazdırmıştı. Dünyaya namzet olan Farabi’nin “Doğru düşünen ve düşündüğünü yapmak iradesine sahip olan bir insan hürdür. Hem doğru düşünme’den, hem iradeden yoksun ise behimi (hayvan)’dir. Doğru düşünüp de iradesi yok ise o, köledir. İlim ve felsefe ile meşgul kimselerden böylelerinin bilgilerinden fayda gelmeyeceği gibi, kendileri de diğer ilim erbabı için utanç sebebi olur.” sözlerini dikkate alarak öncelikli olarak “İnsanlığı mı yoksa dijitalleşmeyimi tercih ederceğiz’ sorusuna yanıtımız nasıl olacaktır.

Fizik uygulamalarının 1905’li yıllarında, yarıiletken esaslı elektronik cihazların hızla gelişmesiyle, günümüz ileri teknolojilerini besleyen transistör teknolojileri, nanoteknolojileri ve süper hızlı bilgisayarlar, optik haberleşme ve yapay zeka yazılımlarının Kuvantum elektroniğini daha ileriye taşıyarak, bireyin içtimai ve bireysel gündelik hayatını doğrudan daha hızlı etkilediği, değişime zorladığı görülmektedir. Burada, yolda yürürken veya işyerinde, mahallede, metro duraklarında herhangi bir insana, insanlık yapmak gereksiz mi diyebilirmiyiz, veya bunu robotlar yapsın mı diyeceğiz, öncelik kime verilmelidir. Fizik esaslı modern teknolojilerin ortaya çıkardığı dijitalleşmenin elbette bireyin gündelik hayatında, alış-verişlerinde, ulaşımda, spor ve kültürel hizmetlerde 1920’li yıllara göre devasa bir rahatlama ve kolaylık sağladığını kimse olumsuz eleştiremez. Durum böyle olunca, yardımlaşma, büyüklere saygı, çevreyi koruma, kimsesizlere yardım etmek, kadına ve çocuğa hürmet, hiç bir karşılık beklemeden ihtiyaç sahiplerine ulaşabilmek hem öz-güvenimizi hemde kültürel empatimizi güçlü Selçuk’lu ve Osmanlı tarihimize bakarak yaşatacağız.

Bu gün, Yapay Zeka bireyin ve toplumun gündelik bilgisine, hayatına o denli hızla girdiki, evet bilgisayar tecrübesi olan tüm kullanıcılar kısmi veya bütünüyle istifade etmektedirler.  Şimdi, Yapay Zeka esaslı gelişmeler bireyin ve toplumun tüm sosyal hayatında yer aldığına göre, “insanlık öldümü” veya “insanlık yapmak gereksiz” mi diyeceğiz. Elbette hayır diyeceğiz. Ünlü İlim adamı Farabi’ye göre, “Her olayın bir sebebi vardır. Tesadüfler, bizim sebeplerini bilmediğimiz hadiselerdir” tanımından,  geleceğimizin emin ellere teslim edilmesi hususunda genç nesillerimizin ilmi istidat ve fütuhatlarının sağlam zeminde beslenmesi gerekir fikrindeyim. Aslında, tüm dünya kavimleri kendi özgün tarihleri müdahilinde geleceklerini yeni nesillere aktarma hususiyetlerinde asgari önlemleri almaktalar ve yarınlarını en ince ayrıntısına dair planlamalar yapmaktadır.  Misal olarak bazen bizim de gündemimize düşen, bazı ecnebi ülkelerinde olduğu gibi 14-15 yaşına kadar olan küçükler için sosyal medya hesaplamalarında sınırlamalar konulmasını, uygulanmasını izliyor ve duyuyoruz.

Aklımıza söyle bir soru geldiğini kabul edelim: Son yıllarda dijital ekranlarda, sosyal medya platformlarında ve internet arama motorlarında sıkça karşılaştığımız yapay zekâ (AI) uygulamaları karşısında, bireyler olarak kendimizin daha gerçekçi, bilinçli ve üretken versiyonlarına nasıl dönüşebiliriz? Bu soruya farklı cevap verebiliriz, ancak şöyle bir yanıtta olabilir. Yüz yüze görüşme ve ekran başında geçirilen zamanı doğru bir şekilde dengelemeliyiz, kontrol etmeliyiz. Tecrübelerimize göre, yapay zekâda (AI) hala bazı yazılım hataları var ve veri tabanı genellikle zamanında güncellenmiyor. Bu nedenle, yapay zekâyı eleştirel bir gözle........

© Akademik Akıl