menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Milli Futbol Takımımızı, Ne Göklere Çıkaralım, Ne de Yerin Dibine Batıralım

17 0
25.06.2026

{vendor_count} satıcılarını yönetin

Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

İnsan ve Toplum Bilimleri

Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.

Milli Futbol Takımımızı, Ne Göklere Çıkaralım, Ne de Yerin Dibine Batıralım

1954 – 2002 – 2026. Futbolda Dünya Şampiyonası finallerine, ancak  üç kez gidebilmişiz. 2002 yılında dünya üçüncüsü olan ve göğsümüzü kabartan gurur duyduğumuz bir milli takımımız var.  Son şampiyona finallerinde, bu kez erkenden havlu attık. İki maçta iki yenilgimiz var. Gol atamadık ama, hezimete de uğramadık. ABD ile olacak  maçımızı bekliyoruz.  

Takımdaki her oyuncumuz, en iyiler arasından seçile seçile, buralara kadar gelmişti. Aralarında, Avrupa’nın büyük takımlarında oynayanlar vardı. Ilk maçta, uzun boylulardan oluşan Avusturalya duvarını geçmekte çok zorlandık. Belli ki bu duruma karşı, önceden belli bir önlem alınmamıştı. Paraguay maçının ilk dakikalarında yenilen talihsiz gol de, takımımızın moralini birden aşağı indiriverdi. Olmayınca olmuyor işte. Bu sefer nasibimizde yokmuş diyelim. Mevlana’nın dediği gibi,

‘Nasipte var ise, el getirir, yel getirir, sel getirir.

Nasipte yok ise, el götürür, yel götürür, sel götürür’.

Her şeyi nasibe bağlamak ta, asla doğru değildir. Sporda, özellikle de futbolda, çok büyük paralar dönüyor. Ülkemizde de, dünyada da böyle. Bu işin bir piyasası var. çoğunlukla, mevcut piyasa koşullarına uyuluyor. Kıyısından köşesinden sporcular, teknik adamlar, şirketler, reklamcılar, banka, sigorta, spor malzemesi üreticileri, idareciler, hatta statların dışındaki köfteciler bile bu işten ekmek kazanıyor. O hafta maç varsa, şehir ihya oluyor. Oteller, lokantalar, daha niceleri. Bu arada bu işin reklam pastası sı da var ve pek çokları bu reklamlardan, sponsorluktan yararlanmak için azami gayret ediyor. Futboldan anlasın anlamasın ülkede herkes bunu konuşuyor, TV ekranlarına çıkıyor, yorum yapıp ahkam kesiyor, ertesi gün gazetelerinde yazıyor. Bakın ben de yazıyorum. Bu işin başında olanlar, söylenenleri ve yazılanları değerlendirip, kendilerince dersler çıkaracaklardır. 

            Aslında süper ligden amatör kümelere kadar, büyük, küçük, bütün takımlarımız, daha çok ‘olgun meyvalar’ın peşinde. Yaşı isterse otuz olsun, isterse otuz beş olsun, bir futbolcu Avrupa takımlarında,  ya da ülkemizde isim yapmışsa, milyon dolarlar önemli değil, bizimkiler ve araplar hemen talip oluyorlar. Avrupanın o ünlü takımları, ünlü futbolcularını neden başka kulüplere göndermeye çalışırlar? Sakat mı, hastalıklı mı, kötü alışkanlıkları mı var, disiplinsiz mi, yoksa devrini mi tamamladı, neden yüksek fiyatla futbolcuyu pazarlamaya çalışıyorlar, orasını pek soran olmuyor. Olay tamamen duygusal, alan da memnun satan da. Önemli olan, iş olsun torba dolsun,  ticaretimiz da yürüsün gitsin deniliyor.

Başta da yazdığım gibi bu işlerde büyük paralar dönüyor. Bu parsadan pek çok kişi nemalanıyor. . Transferlere arabuluculuk edenler, menajerler. yönetici, idareci, teknik direktör, antrenör, malzemeci vb. Federasyon, yabancı futbolcu sınırını kaldırsın bakalım, bazı takımlarımızın onbir yabancıyla sahaya çıktığına şahit olusunuz.

‘İyi de hocam, bizde  alt yapıdan futbolcu gelmiyor ki’ diyenleriniz mutlaka olacaktır. Soruyorum, alt yapıya önem veren kaç kulübümüz var. Onların da yüzde kaçı hakiki, kaçı göstermelik. Yabancılarla ilgili kurallarımız var. O biliniyor. Ancak, ‘sahaya çıkan her takımda en az şu kadar futbolcu alt yapıdan yetişmiş olmalı’ kuralını getirebilir misiniz. Buna gücünüz yeter mi.

Süper modern stadyumlarımız, çok iyi marka malzemelerimiz, çok ünlü futbol cularımız, dünyaca ünlü teknik adamlarımız var. İyi de,  biz niye başarılı olamıyoruz? İşte bunun analizinin çok iyi yapılması ve incelenmesi lazım. Günümüzde futbol, artık durarak oynanan bir spor........

© Akademik Akıl