Dünyanın Çarpık Düzeni
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"
Dünyanın Çarpık Düzeni
Kilisedeki pazar ayininden çıkan birisi yolda yürürken, önünde başında kipasıyla giden birini görünce birden hiddetlenerek adamın ensesine şiddetli bir tokat atar. Tokadı yiyen adan – neden vuruyorsun yahu deyince, – siz bizim peygamberimiz İsa’yı çarmıha gerip öldürdünüz- der. Adam – o iki bin yıl önceydi dediğinde ise, -olsun ben yeni öğrendim deyiverir.
Aslında bilir bilmesine de, bilmemezlikten gelmek işine gelmiştir. Şu yaşlı dünyamızda da böyle garabet işler yüzyıllardır olur gider. Çoğu kimsede olduğu gibi, çoğu ülke de, başka ülkelerin zenginleşmesini ve ekonomik olarak ileri gitmesini asla istemez. “Sadece biz zengin olalım, sadece biz tok olalım, her şey sadece bizde olsun, başkalarında olmasın” çarpık zihniyetidir bu. Bu yüzden midir nedir bilinmez, zenginler fakirleri pek severler, ya da seviyormuş gibi görünürler. Arada bir onlara yardım da ederler. Ne zaman ki o fakir biraz zenginleşmeye başlasın, ondan kötüsü olmaz, zengin olan diğerinin gelişmesini var güçleriyle engellemeye çalışır.
Bütün bunları neden mi yazdım. İran, çok yeni ve uzun menzilli füzelerle İsrail’in nükleer tesisleri bulunan şehirlerini de bombalamaya başladı da ondan. O da ne, demek ki İsrail’in de nükleer teknolojisi varmış. Bilmeyenler de, bu sayede öğrenmiş oldular. Büyük bir ihtimalle, şimdilik ifşa etmeseler de, atom bombaları ve ona yönelik teknolojileri dahi vardır.
Ülkeler atom bombasını neden yaparlar? Kullanmak için mi, yoksa komşu ülkeleri korkutmak için mi, siz karar verin.
1948 de İsrail kurulduktan sonra, komşu Arap ülkeleri her saldırdıklarında yenildiler. Çünkü İsrail’in arkasında ABD ve İngiltere gibi büyük güçler var. Şimdilerde Başta Mısır olmak üzere Arapların hiçbirinden ses çıkmıyor. İsrail’in oradaki varlığını Kabul etmişler gibi. Onlar, özellikle petrol zengini Arap ülkeleri ve İran, el altından İsrail’in varlığını Kabul etmeyen Filistinlilere maddi destek olmakla yetiniyorlar.
Bunun dışında İran, vekil güçler olan, Hizbullah, Müslüman Kardeşler, Husiler, Boko Haram vb. gibi terörist gruplara destek olmaya devam ediyor. Ülkemizde yapılan birçok bombalama ve cinayetlerin arkasında da, hep bu vekil güçler ortaya çıkıyor. İran’ın İsrail ile sınır komşuluğu var mı, o da yok. Peki neden terörist gruplara destek olurlar? Olay sadece din faktörü müdür? Tarihimize baktığımızda acemlerin Osmanlılarla da iyi geçinemediklerini biliyoruz. Anadolu’da bir kısım halkı teşvik ederek isyan çıkartanlar çoğunlukla onlar olmuştur. Osmanlı orduları, bahar aylarında İstanbul’dan yola çıkar, yazın bölgeye ulaşır. Karşımıza çıktıklarında da yenilirler. (Örneğin, Çaldıran,).
Baktılar savaşarak olmuyor, sonraki yıllarda, ordularımız bölgeye ulaştığında, küçük savaşların dışında, çoğunlukla kaçarak İran içlerine çekilmişlerdir. Kış nedeniyle ordu İstanbul’a doğru geri gidince tekrar eski yerlerine dönerek Osmanlı aleyhine olan faaliyetlerine devam edegelmiş ve Şii mezhebini yaymaya devam etmişlerdir. Sünni Arap ülkeleriyle olan mezhep çatışmaları, yüzyıllardır devam etmektedir.
1639 da imzalanan Kasr-ı Şirin anlaşmasıyla Karadeniz’den Basra körfezine kadar uzanan sınır hattı da, Türkiye-İran ve Irak-İran arasındaki sınır olmuştur.
İran’ın nükleer güce sahip olmasını, ne ABD, ne İsrail, ne de komşu ülkelerin hiçbiri istemez. Savaşın birinci nedeni bu. Bir digeri de, bilindiği gibi İran, petrolünün büyük kısmını Çin,........
