menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İslam’da Mehdi/Kurtarıcı İnancı Üzerine Bir Değerlendirme

7 0
31.07.2026

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

İnsan ve Toplum Bilimleri

Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.

 İslam’da Mehdi/Kurtarıcı İnancı Üzerine Bir Değerlendirme

Mehdi, “Hedy ve hidayet” kökünden türemiş Arapça bir kelimedir. Sözlükte insanları Allah’ın gösterdiği doğru yola iletmeye çalışan kimse demektir.  Dini terim olarak kıyamete yakın bir dönemde zulüm ve adaletsizlik yaygınlaştığında yeryüzünü adaletle dolduracağına ve yeniden İslam dinini hâkim kılacağına inanılan kurtarıcı, rehber, önder, kişi veya kişilerdir. Hayatın akışında çaresizliklerle karşılaşıldığında bir kurtarıcının geleceği inancı ve   dünyayı ıslah etme düşüncesi önce Uzakdoğu/ilkel dinlerde sonra semavi dinlerde kabul görmüştür. Bu nedenle olağanüstü olaylar yüklenilmeye çalışılan mehdilik inancının oluşumunda; Uzakdoğu kültürü, tabiat efsaneleri,Hristiyan ve Yahudilerin kurtarıcı beklentisi, Şia’nın imamet   inancı, tasavvuf kültürü, mezhep, siyasi hırs ve statü kazanma gibi konular etkili olmuştur.

Uzakdoğu’daki Kültürlerin Etkisi  

Geçmiş toplumlar su, ağaç, hayvan, ay, güneş, yer ve gök cisimleri gibi bazı sembolleri kutsamışlardır. Özellikle Hint ve Çin coğrafyasında bu tür kişi veya totemler kutsal ve güçlü varlıklar olarak gösterilmiştir.  Bu bağlamda evrenin yaratılması, tabiat olayları, kurtarıcı inancı ve efsaneler dini davranışlarla ilişkilendirilmiştir. Genelde Asya kıtası özelde Hindistan en çok mehdi çıkaran bir yer olmuştur. Bugüne kadar birçok mehdi gelip geçmesine rağmen coğrafyayı ıslah edememişlerdir. Hala mehdiliğin kapısı açık olsa da şu ana kadar kaç mehdinin gelip geçtiği bilinmez. Çünkü mehdi olmanın zamanı, kuralı, şartı ve sayısı yoktur. Öyle ki   Moğollar, Cengiz Han’ın mehdi olarak geri gelip kendilerini Çin esaretinden kurtaracağına inanmaktadırlar.   

Batı Kültürü ve Mehdilik

 Kendilerini dünyanın beyaz ırkı ve kurtarıcısı olarak nitelendiren Batı dünyası da mehdilik inancına ilgi duymuştur. İlahi dinin özünden sapan Yahudiler ve Hıristiyanlar kendi içlerinde çeşitli itikadi mezhep, tarikat ve ritüelleri tercih etmişlerdir: a) Yahudiler, İlyas peygamberin göğe çıkarıldığını, ahir zamanda hak ve adaleti uygulamak üzere yeryüzüne ineceğine inanmışlardır. Onlara göre İlyas peygamberin bu dünyadan ayrılışı bir ölüm değil sadece gözden kaybolmadır. Kaldığı yerden devam etmek üzere yeniden dönecek, dünyanın barış ve huzurunu sağlayacaktır.  Böylece Yahudilikte bazı mistik gelenekler zamanla özel bir inanca dönüşmüştür. Örneğin radikal Yahudiler dünyanın kurtarıcı bir güçten  mahrum kalmaması için,  “Ricalü’l Gayb” şeklinde tanımladıkları 33 velinin varlığını bir  inanç olarak kabul etmişlerdir.  Bu veliler alçak gönüllü geçimlerini alın terleriyle kazanmakta olup   birbirlerinden habersiz yaşarlar. Dışardan seyredenler onları göremez. Bunlar İlyas Peygamber gibi Tanrı adına görevli gizli kahramanlardır. Giderek çeşitlenen bu kurtarıcı güçler arasında mehdiliğin özel bir yeri vardır.  b) Hristiyanlar, Hz.  İsa/ Mesih’in geçici olarak yeryüzünden   göğe çıkarıldığını, zamanı gelince tekrar döneceğine inanmışlardır. Çünkü Hz. İsa’nın dünyadan ayrılması bir ölüm ve yok olma hali değildir.   Tekrar yeryüzüne dönecek ve görevine devam edecektir. Böylece Hristiyanlar inançlarını; dünyanın adalet barış ve asayişini Mesih/Mehdi inancı üzerine inşa etmişlerdir.  ZiraHz. İsa son zamanlarda gökten inip Allah adına insanlar arasında hüküm verecek ve suçluları cezalandıracaktır.  Kendisine destek olanları da ödüllendirilecektir.   Hz. İsa’nın ikinci kez geleceği fikri ve beklentisi Aziz Pavlus döneminden günümüze kadar devam etmektedir. Beklenen kurtarıcı Hz. İsa olunca ilk gelişinde ilahi bir niteliğe sahip olup etrafında yer alan meleklerle eksik kalan Tanrı’nın krallığını tamamlayacaktır.  Bu gelişinden itibaren şeytan bin yıl bağlı tutulacak, yeryüzündeki zulüm ve haksızlık yok edilecektir.

 Şia Mezhebi ve Mehdilik

İmamet meselesi Şia’nın inanç esaslarından biridir. Peygamberlik Allah’ın kullarına bir lütfu olduğu gibi, her yüz yılda insanların hidayet ve irşadı için bir imamın/mehdinin görevlendirilmesi de Allah’ın bir ihsanıdır. İmam/mehdi insanların din ve dünya işlerini tedvir etmek, aralarında zulmü, düşmanlığı gidermek, adaleti yaymak konusunda peygamberin umumi yetkisine/velayetine sahiptir. Bu yönüyle imamet nübüvvetin devamı kabul edilmiştir.  Peygamberlerin gönderilmiş olması nasıl bir lütuf ise, ondan sonra bir imam naspetmek de Allah’a vaciptir. 

Müslüman Toplumlarda Mehdilik İnancı/Algısı

Yüce Allah insanlara rehberlik etmek üzere peygamberler göndermiştir. Kur’an’ın   nebi ve resul olarak nitelendirdiği bu kutlu elçiler bizzat Allah tarafından seçilerek vahiy, sıdk, tebliğ, emanet, ismet ve fetanet gibi üstün vasıflarla  donatıldıkları aklen ve naklen sabittir. En büyük delil ise, mucizeler ve kitaplardır. Cenab-ı Hak, insanlardan istediğini peygamber seçerek müminlere lütuf ve inayette bulunmuştur.” (Âl-i İmrân, 3/164)    Elbette tarihi süreçte iman, ibadet, güzel işler, doğruluk, adalet ve yardımseverlik gibi kulluk vecibelerini eksiksiz yerine getirenler olduğu gibi bundan sonra da olacaktır. Bu vasıfları taşıyanları mümin, veli/Allah dostu, mütteki, mücahit, müceddid, alim ve  mürşit gibi kavramlarla anmak mümkündür. Ancak bunlara kurtarıcı ve aşırı güç yükleyerek mehdi ilan etmek doğru değildir. Müslüman toplumlarda mehdiliğin bir kurtarıcı güç şeklinde kabul görmesinin arka planında şu gerekçelerin yer   aldığı........

© Akademik Akıl