menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

2030’un Hekimi Bugünün Doktoru Gibi Yetiştirilemez!

15 0
08.09.2026

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tarih Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

İnsan ve Toplum Bilimleri

Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.

2030’un Hekimi Bugünün Doktoru Gibi Yetiştirilemez!

Bugün bir genç tıp fakültesine giriyor.

Altı yıl sonra doktor olacak. Belki de TUS kazanacak ve üstüne tekrar dört yıl daha asistanlık eğitimi alarak uzman olacak.

Ama o günün hastanesi, bugünün hastanesi gibi olmayacak.

Çünkü sağlık sistemine yapay zekâ, genomik, biyoinformatik, robotik ve kuantum bilgisayarlar giriyor.

O halde asıl soru şu:

2030’un doktorunu neden hâlâ 2026’nın sağlık sistemine göre yetiştiriyoruz?

Yapay zekâ artık hastanın öyküsünü özetliyor, tıbbi bilgiyi tarıyor, görüntüleri değerlendirebiliyor, risk hesaplıyor ve diyet programı hazırlayabiliyor.

Demek ki geleceğin doktorunu yalnızca daha fazla bilgi ezberleyen doktor olarak yetiştiremeyiz.

yapay zekâyı sorgulayacak,

genetik bilgiyi anlayacak,

teknolojinin sınırlarını bilecek,

ama son kararda insanı merkeze koyacak.

Peki “veri hekimi” kim?

Tıp bilen veriyi anlayan yapay zekâyı denetleyebilen doktor.

“Bu hastanın riski ‚.”

“Bu hastanın riski ‚.”

dediğinde veri hekimi:

“Bu sonuç hangi hastalarda test edildi? Yanılma payı ne? Benim hastamda geçerli mi?”

“Bu sonuç hangi hastalarda test edildi? Yanılma payı ne? Benim hastamda geçerli mi?”

Yani geleceğin doktoru yapay zekâya teslim olan değil, yapay zekâyı yöneten doktor olacak.

Genomik hekim ne yapacak?

“Bu hastada kanser var.”

“Bu hastada kanser var.”

“Bu hastanın kanserinin genetik yapısı ne ve hangi tedaviye cevap verme ihtimali daha yüksek?”

“Bu hastanın kanserinin genetik yapısı ne ve hangi tedaviye cevap verme ihtimali daha yüksek?”

Genomik hekim, hastanın DNA’sı, tümör özellikleri ve diğer biyolojik verileriyle tedaviyi kişiselleştiren doktor olacak.

Kuantum bilgisayar ne yapacak?

Kuantum bilgisayarın ilk büyük etkisi muhtemelen muayene odasında değil, ilaç laboratuvarında görülecek.

Yeni ilaçların bulunması, moleküllerin ve proteinlerin modellenmesi gibi çok karmaşık hesaplamalarda kullanılabilecek.

Her doktorun kuantum fizikçisi olması gerekmiyor.

Ama Türkiye’nin kuantum biyomedikal alanında uzmanlaşmış küçük ve çok güçlü bir hekim kadrosuna ihtiyacı olacak.

Benim 2030 için önerim:

Yılda sekiz bin civarı yeni tıp öğrencisi.

Ama hepsi aynı şekilde yetişmeyecek ……

Veri yapay zekâ hekimi

 Genomik moleküler tıp hekimi

 Sağlık sistemi teknoloji hekimi

%5 Kuantum-biyomedikal hekim

Bu rakamlar resmi ihtiyaç hesabı değil; 2030 için stratejik bir eğitim modeli önerisidir.

Çünkü mesele daha fazla doktor üretmek değil.

Doğru doktoru üretmektir.

Bugün üniversiteler hâlâ:

“Kaç öğrenci alalım?”

Oysa sorulması gereken:

“2030’un sağlık sistemi nasıl olacak ve biz o sisteme nasıl bir HEKİM HAZIRLAMALIYIZ?”

Çünkü yapay zekâ doktoru ortadan kaldırmayabilir.

Ama yapay zekâyı kullanamayan hekimle kullanabilen doktor arasındaki farkı büyütecek.

bilgiyi ezberleyen değil,

teknolojiden korkan değil,

makineye güvenen değil,

Çünkü geleceğin sağlık sisteminde en........

© Akademik Akıl