menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD ve İsrail’in İran saldırısı: Dertleri demokrasi değil

76 0
01.03.2026

Bilhassa son on yılda İsrail’in askeri teknoloji alanında kendisine karşıt rejimlerin ve bölgesindeki ülkelerin çok önüne geçmesi sadece Ortadoğu’da değil tüm dünyada dengeleri alt üst etti.  

Bir milat arayacak olursak belki 2020’yi zikredebiliriz. Yani ABD'nin, İran’ın en önemli komutanlarından Kasım Süleymani'nin bulunduğu konvoya Bağdat Havalimanı'nı terk ederken gerçekleştirdiği hava saldırısı ve bu saldırı sonucunda Süleymani’nin öldürülmesi.  

Hatırlanacak olursa BM'nin yargısız ya da tartışmalı infazlar üzerine çalışan özel raportörü Agnes Callamard, o tarihte, ABD'nin, saldırının uluslararası hukuka göre meşru sayılabilmesi için yeterli delili sunamadığı savunmuştu.

BM’nin rapor ve uyarılarını ABD umursamadığı gibi İsrail’de Netanyahu rejiminin de gemi azıya almasıyla bu tür saldırılar arttı. Bu cümleden bir diğer kritik gelişme olarak da Hamas Siyasi Büro Şefi Haniye’nin Tahran’da öldürülmesini sayabiliriz.

Haniyeh, hatırlanacağı gibi 2024 yılında İran'ın başkenti Tahran'da İsrail saldırısı sonucu kişisel korumasıyla birlikte suikasta uğradı. Haniyeh, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın göreve başlama törenine katılmıştı. Sonrasında askeri yönetim altındaki bir misafirhanedeki konaklama yerindeyken öldürüldü.

Bütün bunlar bize İsrail ve ABD’nin, İsrail rejimine düşman gördükleri herkesi istedikleri yerde, koltuklarından hiç kalkmadan,  bir füze saldırısıyla öldürebilecek teknolojiye sahip olduklarını gösteriyordu.

Bu saldırının öncesinde ise Hamas’a bağlı tugaylar İsrail’e yönelik bir saldırı başlatmış, Netanyahu Hükümeti buna Gazze’ye yönelik bir soykırım ile karşılık vermiş, on binlerce insan hayatını kaybetmiş,  Gazze yerle bir olmuş, dünya da olup biteni........

© Agos