menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sevginin dili : Rüpriz

33 0
18.06.2026

Sosyal medyada tekstil ve yamalar üzerine gördüğüm bir post 35 yılı aşkın bir süredir söylendiğini duymadığım bir kelimeyi hatırlamamı sağladı. Hatırlamak anlık, bir şimşek çakması gibi olduğundan, insan hatırladığı şeyden şüphe ediyor. Ama rüprizi doğru hatırlamıştım; Fransızcadan devşirilmiş bir terzilik jargonu olarak yapay zekadan ‘röpriz’ şeklinde teyit edilebiliyordu.

Çocukluğumda evde sürekli dikiş dikilirdi. Hermans halamın mekanik dikiş makinesinin kurulduğu günler ev bayram yeri olurdu. Bir haftaya bir dizi kıyafet sığdırır, yazlık, kışlık neye ihtiyacım varsa dikerdi. Bunun nasıl büyük bir ayrıcalık olduğunu o gün biliyordum ama bugün çok daha iyi anlıyorum. Halamın sevgi dili dikerek ve pişirerek yoktan var etmekti. Çocuğu olmamıştı.

Anneannem ise yamaları, rüprizleri yapardı. Çocukluğumda dikiş kutusu adeta bir bardak gibi oradan oraya taşınan bir alet çantasıydı. Yayamın işi sökükleri dikmek, açıkları kapatmak, tamir etmekti; herşey yamalıydı, pantolonlar, şortlar… çoraplar ise rüprizli. Rüpriz neredeyse sürekli bir işti çünkü hepimizin çorapları sürekli delinirdi. Çorapların renkleriyle uyumlu rüprizler yine neyse, ama hiç alakası olmayan renklerdeki rüprizler, işte onlar en unutulmaz olanlarıydı…Yayamın yoktan var ettiği biz vardık, gerisi sökük dikmek, açık kapatmaya çalışmak, tamir etmekti.

Bugün  dokuma üzerine düşünen ve yazanlar rüpriz gibi, yama gibi işlemlerin bir........

© Agos