İnsan neden hâlâ kitap okur?
Yapay zekâ çağında kitabın kıymetini yeniden düşünmemiz gerekiyor. İşin doğrusu kitap yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olmayabilir; fakat bir “içerik”e indirgenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu kesin. Çünkü kitabı okumak yerine özetini bilmek, bir düşünceyle uzun süre hemhâl olmak yerine onun birkaç cümlelik karşılığını almak giderek yaygınlaşıyor.
Geriye dönüp baktığımda çocukluğumdan bana kalan en önemli alışkanlıklardan birinin kitap okumak olduğunu görüyorum. İlkokulun son yıllarında kitaplarla tanıştım. Kemalettin Tuğcu'nun kitapları benim için hâlâ özel bir yere sahiptir. Ardından Kızım Ayşe, Oğlum Osman kitapları... Ortaokul yıllarında ise bizim kuşağın çokça okuduğu Hasan Nail Canat'ın Yaralı Serçe, Nur Dağındaki Çocuk, Küçük Osmancık gibi kitapları... Hekimoğlu İsmail'in Minyeli Abdullah'ı, Ahmet Günbay Yıldız'ın romanları, Meral Maruf'un Dullar Kampı, İhsan Süreyya Sırma'nın Mekke ve Medine dönemi kitapları ile Ali Fuat Başgil'in Gençlerle Başbaşa kitabı hakeza... Bunlar bana adeta bir okuma aşısı yaptı.
Daha sonra Doğu ve Batı klasiklerine yöneldim: Mevlana, Feridüddin Attar, Ömer Hayyam, İbn Tufeyl, Homeros, Platon, Shakespeare, Dostoyevski, Tolstoy, Dickens, Goethe, Victor Hugo...
Bir kuşak için kitap hayatın önemli bir parçasıydı
Derken yerli ve yabancı düşünce kitapları, denemeler, öyküler ve dergilerle tanıştım. Ali Şeriati, Seyyid Kutub, Mevdudi, Hasan el-Benna, Said Havva, Mutahhari... 1980'li yıllarda ortaokul ve lise çağlarını yaşayan bizim kuşak için kitap okumak, bugünkü kadar sıradanlaşmış bir alışkanlık değildi belki ama hayatın önemli bir parçasıydı. Sadece kitap okumaz, okuduğumuz kitapları farklı mahfillerde konuşur, tartışır, sorular sorar, çıkarımlarda bulunurduk. Böylece kitaplar üzerinden bir bakıma zihin jimnastiği yapardık.
Üniversite yıllarında ise okumanın yavaş yavaş yazıya dönüştüğü, okuduklarımızın meyve vermeye başladığı bir döneme girdim. Edebiyat dünyasıyla, yazıyla ve düşünceyle kurduğum ilişkinin temelinde okuduğum kitapların önemli bir payı olduğunu bugün daha iyi görüyorum. O günden bugüne kitap, hayatımda temel ihtiyaçlardan biri hâline geldi.
Peki, insan neden hâlâ kitap okur?
Bu soru, özellikle bugünlerde daha fazla zihnimi meşgul ediyor. Çünkü bilgiye ulaşmanın hiç olmadığı kadar kolaylaştığı bir çağda yaşıyoruz. Arama motorları merak ettiğimiz şeyi saniyeler içinde önümüze getiriyor. Yapay zekâ istediğimiz bir kitabı, düşünceyi ya da fikri özetleyebiliyor. Sesli kitaplar okuma süresini kısaltıyor. Sosyal medya........
