menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ekonomik yansımaları

32 0
26.03.2026

Piyasalarda risk algısı güçlendikçe uzun vadeli istikrarsızlık beklentileri yaygın ve kalıcı hale gelebilir ve küresel düzeyde uzun soluklu bir enerji krizi yaşanabilir. Süreçte yaşanabilecek finansal çalkantılarla birlikte bu durum dünya ekonomisinde ciddi hasarlara ve dönüşümlere yol açabilir.

Prof. Dr. Güven Delice/ Sivas Cumhuriyet Üniversitesi

Şubat ayı sonunda ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattıkları saldırıların karşılığında İran'ın da Orta Doğu'daki ABD üslerine ve İsrail'e karşı misillemeler yapmasıyla başlayan savaşın ekonomik ve finansal etkileri küresel ölçekte görünür olmaya başlamıştır. ABD'nin öngörülemeyen ani politika değişikliklerinin bulanıklaştırdığı küresel ekonomik görünümde savaşla birlikte daha karamsar bir tablo oluşmuştur. Gümrük vergileriyle ilgili belirsizliklere savaşın ve enerji şokunun eklenmesiyle ortaya çıkan etkilerin yönü ve şiddeti sürekli değişmekle birlikte, bazı göstergeler ışığında geleceğe yönelik birtakım değerlendirmeler yapılabilir.

Ekosistem üzerindeki hasar

Savaş; stratejik kontrol, daha fazla enerji kaynağı ve daha fazla kazanç arayışındaki ABD ve İsrail'in miyop bakış açılarının çok daha ötesinde yıkıcı siyasi ve ekonomik sonuçlar doğurma potansiyeli taşımaktadır. Bu çerçevede, başta enerji piyasaları olmak üzere, tedarik zincirleri, uluslararası ticaret, sermaye hareketleri, finansal piyasalar savaştan önemli ölçüde etkilenmekte; enflasyon, işsizlik, ekonomik büyüme gibi makroekonomik göstergeler üzerinde uzun vadeli sonuçları olan bir süreç işlemektedir. Ortaya çıkan insani dramların yanısıra yaşamı mümkün kılan ekosistemler üzerinde de önemli hasarlar oluşmaktadır. Dolayısıyla maliyet analizi yapılırken, zarar gören alt yapılar, toprak, su ve havanın kirlenmesi gibi önemli yan etkiler de dikkate alınmalıdır.

İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen trafiği kısıtlaması arz baskılarını artırmış ve süreç dünyanın enerji güvenliğini tehdit edecek boyutlara gelmiştir. ABD ve İsrail'in İran'ın petrol ve doğal gaz alt yapısına yönelik saldırıları (özellikle İsrail'in dünyanın en büyük doğalgaz rezervine sahip Güney Pars doğalgaz sahasına yönelik saldırısı) savaşın şiddetini ve boyutunu farklı bir evreye taşımıştır. Küresel enerji piyasaları bu gelişmelere hızlı tepki vermiş; yaşanan sıkıntılar fiyatlara sert bir şekilde yansımıştır.

Geçici bir savaş riski değil

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) koordinasyonunda stratejik petrol rezervlerinin devreye sokulacak olması fiyat artışlarındaki aşırılıkları şimdilik bir miktar sınırlandırmış gözükmektedir. Ancak bu rezervlerin miktarı ve kullanım zamanı gibi belirsizlikler dikkate alındığında, Boğaz'da yaşanan tıkanıklığın yol açtığı durumun, geçici bir savaş riski olarak kalmayacağı; petrol ve........

© Açık Görüş