menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Organik insan versus yapay zekâ

1 0
yesterday

Modernitenin doğaya hâkimiyeti, onu mekanik bir olgu olarak zamandan ve tarihten koparması, insanın organik olana duyduğu ihtiyacı kendi diyalektik yapısında doğurdu. Yayınevlerinin artık organik insan yazımı etiketi kullanıyor olması bundan dolayı değil mi?

Prof. Dr. Celalettin Yanık/ Bursa Uludağ Üniversitesi

"Yazmak, okunma isteğidir. Aynı zamanda anlaşılma isteğidir. Dolayısıyla yazma eylemi, içerisinde çaba barındırır; karmaşa ve belirsizlikle savaşılır, bunlar aşılır. Bulanık hayallere hapsolmak değildir yazmak. Kendi kendini taklit etmek değildir yazmak... İki kişi aynı seyahati anlatsa dahi iki makalenin tonunun değiştiği görülür; üslup, insan demek olduğu için değil, ton değiştiği için." Frantz Fanon'dan yapılan bu uzun iktibas, yazma fiilinin insan açısından taşıdığı öneminin yanı sıra, insanı insan yapan ve onu bir tarihe, bir zamana oturtan öznelliğini dile getirmek adına bir çıkış noktasıdır. İnsan açısından bir yazıyı yazmak, yazma fiilinin saf haliyle ana odaklanmayı gerekli kılmayan, bilahare fiilin kendisinden önceki ve sonraki zamanla da birlikte düşünülmesidir. Geçmiş, bugün ve gelecek arasında bir köprü kurarak yazmak, kişinin şeyler dünyasına ve sosyal âleme kapı araladığı, sözü kelimelere döktüğü ve buradan da hafızayı mümkün kıldığı süreçler yekûnudur.

Kaydın akla dayanan yönü

Hafıza, bir kaydın tutulmasıysa, yazmak da bu kaydın akla dayanan yönüdür. Hafıza, yanılma ve unutma ihtimalini, yani nisyanı içinde barındırır. Değil mi ki, insan, sözünü unutandır. Dolayısıyla yazmak, bu unutmaya/nisyana karşı aklın verdiği bir cevaptır. Nisyanla oluşabilecek muhtemel bir boşluğu akla dayalı bir şekilde kayıtla kapatma çabasıdır yazmak fiili. Bir şeyi, olayı ve durumu kayda geçirmek aslında ontolojik bir meseledir. Çünkü insan, sadece nisyan ile malûl değil, ünsiyet de kurandır. Başkalarıyla kaynaşan, başkaları olmadan var olmayan insan, ontolojik olandan ayrı ve bağımsız değil, ontolojik olanın kendisi ile iç........

© Açık Görüş