Modern dünya neden anlam üretemiyor?
Modern dünya büyük bir boşluk üretti. Bugün çocuklarımızın içine düştüğü girdap tam olarak burasıdır. Dijital dünya bu boşluğu büyütüyor, evet. Ama onu doğuran şey değil.
Mehmet Hasip Yokuş/ Sosyolog
Siverek ve Maraş'taki saldırılar, bir güvenlik zafiyetinden ziyade modern insan tipinin çöküşünün göstergesidir.
13 yaşındaki bir çocuk neden ölmek ister? Daha da korkuncu: Neden öldürmek ister?
Yaşları henüz 13-17 arasında olan gençler tarafından gerçekleştirilen bu saldırılar kabaca, "bireysel şiddet eylemi" şeklinde değerlendirilse de esasta bu tarz olayları çok daha derin bir kırılmanın tezahürü olarak okumak gerekir. Zira bu olaylar, en yoğun yaşandığı ABD'deki school shooting vakalarıyla benzerlik taşımaktadır.
Bu olayların ortak zemini şudur: Değer ve içerikten arındırılmış bir medeniyet, gençleri derin bir kimlik bunalımına itmekte; bu bunalım ise öfke, bunalım ve şiddet olarak tezahür etmektedir.
Hâlihazırda ülkemizde de toplumun farklı kesimleri tarafından bu müessir olayla ilgili farklı değerlendirmeler yapılmaktadır.
Emniyet kurumları olayın kriminal boyutuna yoğunlaşıyor. Alınacak güvenlik tedbirleri konuşuluyor, soruşturmalar yürütülüyor. İlgili akademik disiplinler tarafından pedagojik ve sosyolojik analizler yapılıyor. Kimileri sosyal medyayı, kimileri dijital oyunları, kimileri aile yapısını, kimileri ise eğitim sistemini suçluyor. Yalnızlık, kimlik krizi, sevgiden yoksunluk, aidiyet eksikliği, sosyal medya, şiddet içerikli oyunlar, kültürel yozlaşma, dijital platformlarda yetersiz denetim, güvenlik zafiyeti gibi başlıklar öne çıkıyor.
Bütün bu değerlendirmeler bir yönüyle doğrudur; fakat hiçbiri tek başına 'neden böyle bir insan tipinin ortaya çıktığını' veya 'çocuklarımızın neden sanal bir dünyaya sığınmak zorunda kaldığını' izah etmiyor.
"Çok yalnızım" diye yazdığı bir manifestonun ardından katliam yapan bir gencin ruh hali, bu çöküşü doğuran sosyal ve ontolojik zeminlerden ayrı değerlendirilemez.
Modern dünya büyük bir boşluk üretti. Bugün çocuklarımızın içine düştüğü girdap tam olarak burasıdır. Dijital dünya bu boşluğu büyütüyor, evet. Ama onu doğuran şey değil.
Yaşanan her trajedinin ardından aynı refleksler devreye giriyor:
Dijital oyunlar yasaklansın, sosyal medya denetlensin, güvenlik artırılsın... Bunların hiçbiri yanlış değil. Ama hiçbiri yeterli de değil. Çünkü bunlar sebep değil, semptomdur.
ABD'de son beş yılda okullara yapılan saldırıların yıllık sayısı 250 –350 arasında değişiklik gösteriyor. 2025 yılında 148 kişi ölmüş veya yaralanmış 2026 yılında ise Nisan ayı itibariyle 21 okul saldırısı olayı yaşanmış. Peki çözüm için ne yapıyorlar? Birçok okulun kamera, drone, yapay zeka destekli tehdit algılama sistemleri, silah tarayıcıları, acil durum uygulamaları ve yüz tanıma gibi çeşitli çözümleri denediği bir gerçek. Fakat bunların artış gösteren saldırıları önlemekte ne kadar etkili olduğuna dair kanıtlar........
