menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rusya-Ukrayna Savaşı yeni dünya düzenine dair ne söylüyor?

1 0
previous day

ABD'nin stratejik dikkatini emen asıl rakip Çin ve Batı Pasifik. Bu yüzden Washington savaşı bir an önce kapatma, yükü Avrupa'ya devretme ve kaynaklarını Asya'ya kaydırma eğiliminde. Buna karşılık, ittifakın Avrupa kanadı için özellikle İngiltere, Fransa, Polonya ve Baltık devletleri ekseninde Rusya hâlâ öncelikli ve başat tehdit.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Moskova'nın daveti üzerine 16-17 Haziran tarihlerinde Rusya'da resmi temaslarda bulunduğu sırada, Lüksemburg'da Ukrayna'nın AB katılım müzakerelerinde ilk fasıl kümesi açıldı. Macaristan'ın yeni hükümetinin iki yıllık vetoyu kaldırmasının ardından gelen bu adım, yalnızca üç hafta sonra bu kez Ankara'da toplanacak NATO zirvesinin gölgesinde gerçekleşti. Aynı takvime sığan bu üç hareketlilik; Moskova'dan gelen davet, Brüksel'in genişleme hamlesi, Ankara'daki zirve, savaşın dördüncü yılında Türkiye'nin kendini içinde bulduğu stratejik denklemin de bir kesitini tek karede sunuyor.

Diğer taraftan, Şubat 2026 itibarıyla Rusya-Ukrayna savaşı dördüncü yılını geride bırakırken NATO'nun "kahramanlar ulusu" retoriği ile cephedeki donmuş gerçeklik arasındaki mesafe, savaşın asıl etkisinin muharebe hattında değil, onu çevreleyen toplumsal, askeri ve stratejik katmanlarda biriktiğini gösteriyor.

Billurlaşan ulus ve sessizleşen toplum

Savaşın Ukrayna toplumu üzerindeki en kalıcı etkisi, demografik kayıplardan çok ulusal kimliğin yeniden inşasında gizli. Benedict Anderson'ın "hayalî cemaat" kavramı ve Fredrik Barth'ın "sınır" yaklaşımı burada güçlü bir açıklama sunar; Bir ulus, ortak bir tehdit ve yasla hızla billurlaşır. Ukrayna'da daha önce bölgesel ve dilsel olarak parçalı olan aidiyet, "savunulan sivil ulus, saldıran devlet" sınırı etrafında sertleşti. Kendini öncelikle "Ukrayna vatandaşı" olarak tanımlayanların oranı arttı, dil tercihi kitlesel olarak Ukraynacaya kaydı. Sınır artık etnik içerikten çok yurttaşlık ekseninde çiziliyor. Bu yüzden Rusların "iç savaş" veya "kardeş halklar çatışması" diskuru işlevini yitirdi.

Bu billurlaşma, Avrupa'ya dağılmış diasporanın siyasallaşmasıyla da güçlendi. Yaklaşık altı milyon mülteci, ev sahibi ülkelerin kamuoyunda savaşı "Avrupa'nın güvenlik sınırı" çerçevesine taşıyarak desteğin meşruiyet zeminini besledi. Ancak tablonun aşınan bir yüzü de var. Ukrayna Savunma Bakanı Mykhailo Fedorov'un Ocak 2026 açıklamasına göre yaklaşık 200 bin asker AWOL (firar) durumunda, iki milyona yakın yurttaş ise askerlikle ilgili ihlaller nedeniyle aranıyor. Bu rakamlar tek kaynağa dayansa ve "ihlal" kategorisinin kapsamı resmi tanıma göre değişse de, kurumsal güven sorununun derinleştiğine dair güçlü bir işaret sunuyor.

Yine de bu yorgunluk tek başına tabloyu anlatmıyor. Ukrayna, insan gücünde yaşanan bu kurumsal aşınmayı ve cephedeki fiziksel yıpranmayı, otonom sistemler ve asimetrik teknoloji hamleleriyle ikame etmeye çalışıyor. Savaş bir ulusu billurlaştırırken kurumlarını da yıpratıyor; bu ikilik aynı madalyonun iki yüzü olarak karşımıza çıkıyor.

Aynı yıpratma, sınırın öbür yanında farklı bir biçimde işliyor. Rusya'da savaş, Ukrayna'daki gibi bir ulusal billurlaşma değil, daha çok bir uyum ve içe kapanma üretti. Kremlin, ağır kayıpları toplumsallaştırmamayı başardı; cephe, ekonomik teşviklerle gönüllü olan ya da sözleşme imzalayan taşra nüfusuna ve etnik azınlık bölgelerine yıkılarak metropollerin gündelik hayatından büyük ölçüde uzak tutuldu. Bu "görünmez seferberlik" ve savaş ekonomisinin yarattığı yapay istihdam canlılığıyla birleşince, kitlesel bir savaş yorgunluğunun yüzeye çıkmasını şimdilik engelledi. Ancak bu istikrar, dayanıklılıktan çok ertelenmiş bir maliyet gibi duruyor: yüksek faiz, ısınan enflasyon ve giderek Çin'e bağımlı hale gelen bir sanayi yapısı, baskının altında biriken yükü ileri tarihlere taşıyor.

Savaşın değişen grameri

2022'de zırhlı birlikler ve topçunun belirlediği muharebe alanı, 2026'ya gelindiğinde ucuz ve kitlesel FPV İHA'ların hakimiyetine girdi. Bir zırhlı aracı imha etmek için harcanan otuz adet 500-1000 dolarlık İHA,........

© Açık Görüş