menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaşa karşı barışı güçlendirecek alternatifler

33 0
07.04.2026

Savaşın gölgesinde: Kaçırılan fırsatlar

MEHMET TAŞ / LONDRA – ABD ve İsrail’in İran ve Lübnan’a yönelik saldırıları sürerken, binlerce bina, okul ve hastane yıkılıyor; insanlar hayatını kaybediyor. Böylesi bir tabloda, dünyanın dört bir yanında solun mahallelerde, okullarda ve işyerlerinde güçlü bir savaş karşıtı seferberlik başlatması beklenirdi.

ABD’de 28 Mart’ta düzenlenen “No Kings” protestoları, Londra’daki ırkçılık ve aşırı sağ karşıtı eylemler ve Porto Alegre’deki anti-faşist konferans, bu açıdan önemli fırsatlar sundu. Ancak bu girişimler, Vietnam Savaşı döneminde olduğu gibi milyonları kapsayan kalıcı bir barış hareketine dönüşemedi. Süreklilik sağlanamadı, toplumsal taban genişletilemedi.

Sorunun kaynağı: Dogmatik ve kitlelerden kopuk siyaset

Bu zayıflığın temel nedenlerinden biri, anti-emperyalist çevreler içinde savaşa karşı mücadelenin nasıl yürütüleceğine dair verimsiz ve dogmatik tartışmaların yaygınlığıdır.

Bugün birçok sol çevre, savaş ve ekonomik kriz karşıtı mücadeleyi geniş halk yığınlarını harekete geçirecek somut bir siyasal hat yerine, doğrudan devrimci ve sınıfsal bir söyleme indirgemeye çalışıyor. Bu yaklaşım, güçlü görünen ama kitlelerle bağ kuramayan bir siyaset üretmektedir.

Türkiye solunda da bu tür yaklaşımların uzun bir geçmişi vardır. Buna karşılık, kitlesel ve etkili bir barış hareketinin neden geliştirilemediğine dair ciddi bir değerlendirme eksikliği dikkat çekmektedir.

Bu nedenle temel soru, hangi savaş karşıtı ve barışçı siyaset gerçekten etkili olabilir?

Üç farklı yol: Hangisi sonuç verir?

Bugünkü tabloya bakıldığında üç temel yaklaşım öne çıkmaktadır: Reformist-muhalif çizgi; CHP’nin öncülüğünde yürütülen ve daha çok ekonomik kriz eksenine dayanan muhalefet hattı. Aşırı sol (ultra-sol) yaklaşım; savaşı doğrudan sınıf savaşına dönüştürmeyi hedefleyen, ancak geniş kitleleri dışlayan ideolojik söylemler. Kitlesel eylem çizgisi; Toplumun geniş kesimlerini birleştiren, somut talepler etrafında örgütlenen ve........

© Açık Gazete