İstihdam artıyor ama sanayi aynı hikâyeyi anlatmıyor
Bugün açıklanan ücretli çalışan istatistikleri, işgücü piyasasının nabzını tutmak isteyenler için ilginç bir tablo ortaya koydu. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı, ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artarak 16 milyon 409 bin 588 kişiye ulaştı. Geçen yılın ağustos ayında bu rakam 16 milyon 89 bin 37 kişiydi. Yani yaklaşık bir yılda sisteme 320 binin üzerinde yeni ücretli çalışan eklenmiş görünüyor. İlk bakışta sağlıklı, istikrarlı bir büyüme fotoğrafı. Ancak detaylara inildiğinde bu fotoğrafın tek renkten oluşmadığı ortaya çıkıyor.
Çünkü aynı veri seti, sektörler arasında ciddi bir ayrışmaya işaret ediyor. Sanayi sektöründe ücretli çalışan sayısı yıllık bazda yüzde 1 azalmış durumda. Buna karşılık inşaat sektöründe yüzde 3,4, ticaret-hizmet sektöründe ise yüzde 3,3 oranında artış var. Toplam rakamdaki yükselişi sırtlayan taraf, açık biçimde hizmetler ve inşaat olmuş. Sanayi ise toplam pastadan pay kaybediyor. Bu, sadece bir istatistik detayı değil; ekonominin üretim yapısına dair önemli bir sinyal.
Sanayideki daralmanın anlamı üzerinde durmak gerekiyor. Ücretli çalışan sayısındaki yüzde 1'lik düşüş, mutlak anlamda küçük görünebilir. Ancak sanayi, istihdamın niteliği ve katma değeri açısından ekonominin bel kemiği sayılan bir alan. Buradaki bir gerileme, genellikle sipariş defterlerindeki zayıflamanın, üretim planlamasındaki temkinliliğin veya ihracat pazarlarındaki dalgalanmaların bir yansıması olarak okunur. Elbette tek bir aylık veriden büyük sonuçlar çıkarmak doğru olmaz. Ama yıllık bazda negatif bir seyir, dikkatle takip edilmesi gereken bir eğilim.
İnşaat ve ticaret-hizmet........
