menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Lukaku'nun yokluğu mu, Emery'nin savunma krizi mi? Asıl mesele burada

9 0
15.10.2026

Şampiyonlar Ligi'nde Aston Villa deplasmanı öncesi iki kamptan da sakatlık haberleri geliyor. Ama bu iki haberin ağırlığı aynı değil. Biri taktik planı bozar, öbürü neredeyse bir savunma hattını baştan kurmaya zorlar. İşin garibi, gözlerin çevrildiği yer çoğu zaman yanlış taraf oluyor.

Fenerbahçe cephesinde Romelu Lukaku'nun son antrenmanda takımla çalışamadığı, rehabilitasyon sürecini salonda sürdürdüğü aktarılıyor. Belçikalı golcü, Çaykur Rizespor maçında aldığı darbe sonrası bu sürece girmiş durumda. Teknik heyetin sağlık durumunu yakından takip ettiği, maç kadrosundaki yerinin ise yapılacak kontroller sonrası netleşeceği belirtiliyor. Yani ortada kesinleşmiş bir "oynamıyor" bilgisi yok; bir belirsizlik var ve bu belirsizlik maç saatine kadar sürecek gibi görünüyor.

Peki bu belirsizlik neden bu kadar büyütüldü? Çünkü Lukaku'nun bu sezon Fenerbahçe'deki tablosu zaten sancılı. Geçen sezonu sakatlıklarla geçirmiş, takıma tam hazır halde katılamamış bir oyuncudan bahsediyoruz. Bu sezon ligde yalnızca Gaziantep FK maçına ilk 11'de başlamış. Buna karşın son dönemde Belçika formasıyla UEFA Uluslar Ligi'nde oynamış, A Milli Takımımıza da bir gol atmış bir isim. Yani "artık hazır" diye düşünülürken, tam da Aston Villa maçına 11'de başlayacağı konuşulurken bu darbe geldi.

İşte tam burada bir teknik direktör kararı tartışması başlıyor. Elinde uzun süredir tam kapasite kullanamadığın, ritmini bir türlü bulamadığın bir santrforu, sezonun en kritik Avrupa maçlarından birinin hemen öncesinde, üstelik Rizespor gibi bir maçta son 11 dakika sahaya sürmek ne kadar doğruydu? Bu soruyu sormak "Lukaku'yu oynatmasaydı" demek değil. Ama bir oyuncunun maç ritmi kazanması gerekiyorsa, bu ritmi en riskli anda mı kazanmalı? İsmail Kartal'ın elbette kendi gerekçeleri vardır; oyuncuyu hazırlamak, ona güven vermek, maç temposuna sokmak isteyebilir. Ancak sonuç ortada: Şampiyonlar Ligi haftasında elinde bir belirsizlik var.

Yine de meseleyi abartmayalım. Lukaku'nun oynamaması Fenerbahçe'nin hücum planını elbette etkiler ama bu takımın alternatifsiz olduğu anlamına gelmez. Asıl soru şu: Fenerbahçe, Lukaku'suz bir senaryoda hücumda nasıl bir kimlik kurgulayacak? Çünkü Lukaku tipi bir santrforla oynamakla, onun olmadığı bir düzende oynamak bambaşka iki oyun demek. Biri uzun top, sırtı dönük oyun, ceza sahasında fiziksel üstünlük üzerine kurulu; diğeri daha hareketli, daha çok pas........

© ABC Gazetesi