menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Homeros'un izinde iki bin beş yüz yıl!

24 0
22.09.2026

Mitoloji, edebiyat, felsefe müktesebatında Homer'in 25 yüzyıllık izlerini sürmek, elbette umutsuz bir uğraş. Kitaplar evreninin üstad-ı azamlarından Alberto Manguel, yeni yayımlanan kitabı "Homeros’un İlyada ve Odysseia'sı" bu zorluğu bir nebze olsun kolaylaştırmış.

Jorge Luis Borges'in rahle-i tedrisinde yetişen Alberto Manguel'in kitapları, çakarların eriştirdiği dar geçidin sonunda gözümüzü alan deniz feneridir. Kurmacaları da elbette kayda değerdir ama onu daha çok kitaplar, kütüphaneler ve okuma uğraşı ve kültürüne dair yazıları ve kitaplarıyla sevdiğimiz de bir hakikat.

Alberto Manguel fenerinin ışığı bu kez bizi önce 2 bin 500 yıl öncesine götürüyor ve o çağlardan günümüze birçok farklı ışık kaynağındaki yansımalarla, irili ufaklı fenerler ve koca bir efsanenin eşliğinde bizi bugünlere eriştiriyor.

O kadim yolculukta bize İlyada'nın Akhilleus, Agamemnon, Odysseus, Menelaos, Helen ve Nestor'u, Odeyssia'nın Sirenler'i, Kyklops’u, Kirke’si ve Penelope'si başta olmak üzere sayısız kahraman eşlik ediyor.

Manguel'in aktarımında rotamızı bazen İzlanda sagalarının fısıldandığı iklimlere çeviriyor, bazense Fellini'nin 8 ½’una, Bergman’ın Yedinci Mühür’üne sinemanın kült filmlerinde soluklanıyoruz.

Manguel, öncelikle bize Homer mitlerinin çağlar boyunca ünlü yazar ve düşünürlerce nasıl algılandığını aktarıyor. Verimli okumaların meyvesi olan anekdot ve alıntılar marifetiyle yapıyor bunu.

Manguel Homer'in dünyasını kategorik bir bakış açısıyla ele alıyor. Unutmadan belirteyim ki, değişik dillerde, farklı dönemlerde ve coğrafyalarda şekillenmiş Homer algısını izlemek ve bundan bütünlüklü bir sonuca varmak her okurun altından kalkabileceği bir yük de değil elbette. Homeros'un Roma döneminde, Hristiyanlık aleminde, İslam coğrafyasında izlerini sürmek, yani hem yatay hem dikey okuma ve hatırlama meşakkatini göze almak ancak Alberto Manguel gibi umman-ı derya kültüre sahip birinin yardımıyla altından kalkılabilecek bir uğraş.

BİR ANA EKSEN EKSİKLİĞİ

Homeros'un yaklaşık yirmi beş yüzyıl boyunca nasıl okunduğunu ele almak, yani onca uzun bir zaman diliminde seyretmek, kaçınılmaz dağınıklığı da peşi sıra sürüklüyor. Bir de onca alıntının bir ana fikir etrafında konuşlanmamış olması meselesi var. Lakin, o çağlar boyunca taradığı yazar ve eserlerden aktardığı anekdotlar, iyi okurlar için yine de çok iştah açıcı.

Manguel, önce İlyada ve Odysseia şiirlerinin ortaya çıkışından yazıya geçirilişine kadar uzanan serüvenini incelerken dünya şiirinde, edebiyat ve felsefe tarihinin en önemli yapıtlarında Homer'in izlerini sürüyor.

Sözgelimi Eflatun'dan Vergilius’a, Dante'den Pope ve Joyce’a kadar pek çok isim Homeros'tan alıntılar yapmış, ona göndermeler yapmış ve bir başka deyişle onları yeniden üretmiştir. Manguel'in peşine düştüğü izler tam da bu.

Yakın tarihten ilginç anekdotlar da aktarıyor Alberto Manguel. Mesela savaşlar ve ölümlerle perişan olmuş Kolombiya’da bir köy sakinlerinin kütüphanelerindeki "İlyada" baskısını ellerinde tutma çabasını anlatırken alkımıza ister istemez Jose Arcadio Sanchiç'i, Melquiades'i ve Aureliano Buendia'sı ile "Yüzyıllık Yalnızlık" gelmiyor mu?..

Bu ilginç anekdotun tamamını paylaşmak bence bu kitabın tanıtımına daha iyi hizmet edecektir.

PAYLAŞILAMAYAN İLYADA

Kolombiya Kültür Bakanlığı 1990 yılında, ülkenin uzak kırsal

bölgelerinde yaşayanlara kitap ulaştırmayı amaçlayan bir gezici

kütüphane sistemi kurmuştu. Bu amaçla ormanlık ve dağlık arazilere, eşeklerin sırtına vurulu büyük heybelere doldurulmuş kitaplar

taşındı. Kitaplar, vardıkları köyde, durum icabı kütüphaneciliğe soyunacak köy öğretmenine veya köyün ileri gelen yaşlılarından

birine, birkaç haftalığına teslim ediliyordu. Köylere ulaştırılan........

© 9 Eylül Gazetesi