Hayat sandığından çıkan ilk öyküler!
Anıların ve unutuşun yoğunluğunu hissettirdiği 'Madam Violet'in Sandığı' öyküsü ile açılıyor Gaye Keskin'in kitabının kilitleri. Sonrasında elinizden bırakamadığınız bir okuma serüvenine dönüşüyor İçimdeki Kilitleri Tek Tek. Genç yazar ile öykülerini incelerken hayatı da geleceğe dair beklentilerimizi sorguladık, umutlarımızı tazeledik!
Yazılarını ve öykülerini Varlık, Gazete Duvar, Öykü Gazetesi, Veveya Kitap, Parşömen, Oggito, Edebiyat Haber ve Litera gibi mecralardan izlediğimiz Gaye Keskin 1985 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Üniversite eğitimini Mimar Sinan Güzel Sanatlar'da yaptı. Burada edindiği bilgi ve becerileri kağıt üzerine çizimler olarak yansıttı, bir tiyatroda kostümcü olarak görev yaptığı sırada kumaş ve kıyafet seçimlerinde kullandı. Akademik alanda bilgi edinme halen aldığı Sosyoloji lisans eğitimiyle devam ediyor. Zaten alınan bu eğitimlerin izdüşümlerini onun öykülerine yansıyan keskin gözlemlerde ve yazılarının ruhuna sızan incelikli ayrıntılarda görebiliyorsunuz.
Gaye Keskin ile Can Yayınları etiketiyle yayımlanan ilk öykü kitabı "Kırıklar, Çıkıklar ve Diğer Meseleler"i konuşurken sorularım iki ana izlekte yoğunlaştı.
Sorularımdaki öncelik, onun öykülerinin uzunlu kısalı paragraflarında, diyaloglarına sinmiş ironi ve sürprizli finalleri oldu. Kahramanlarının hayat karşısındaki tukındığı tutumlar, olaylara ve zamana yüklediği anlamlar da bir diğer öncelikli anlama uğraşıydı.
Gaye Keskin ile, ilk kitabını imzalamak ve okurlarıyla tanışmak üzere İzKitap'ın Kültürpark'ta düzenlediği kitap fuarının coşkulu anlarında söyleştik. Bir eksiklik ya da belirsizlik oluşmuşsa o coşkulu olduğu kadar telaşlı anlara yüklemeli ve aradan sıyrılmalıyım...
İlk kitabınızını imzalamak için geldiniz. Okurlarla yazarlarını buluşturan böylesi etkinlikler için bir yorumunuz var mı?
Türkiye'nin dört bir yanında fuarlar yapılıyor olması çok değerli. Fuarlar okur ile yazar arasındaki duvarı kaldırıyor. Hem yazar, okurunu perdesiz görüyor hem de okur zihnindeki cümlelere bir muhatap buluyor. Bu ilk fuarımdı. Sanırım bu buluşmaların üzerimdeki etkisini zamanla daha iyi anlayabileceğim.
ARTIK ÖYKÜLERİM BANA EŞLİK EDİYOR
İçimdeki Kilitleri Tek Tek ilk öykü kitabınız için buradasınız. Öncelikle ilk kitabın sizde yarattığı duyguyu öğrenmek isterim..
Aslında büyük bir heyecanla bu kitabımın yayımlanmasını beklerken inceleme yazılarına ağırlık vermiştim. İlk kitabımın basılı halini elime aldığımda en çok merak ettiğim şey, okurda nasıl bir karşılık bulacağıydı. Sadece merak değildi elbette yaşadığım, heyecan ve endişe de vardı.
Demek ki yazı da kağıtta durduğu gibi durmuyor, yazarının hayatına müdahele etmeye devam ediyor...
Tabii ki. Çünkü kitap beraberinde bambaşka bir sorumluluğu da getiriyor. Yayınevinin büyüklüğü ve edebiyatımızdaki ağırlığı da bu sorumluluğu ikiye katladı. Sanırım şöyle diyebilirim... Başlarda öykülerimin bana eşlik ettiğini düşünürdüm şimdi ben kitabıma eşlik ediyorum.
DİJİTAL MECRA OKYUNUSUNDA YÜZEN PİŞMANLIKLAR
Sizi basılı dergilerde ve internet ortamında yayınlanan dergilere verdiğiniz emeklerle de tanıyoruz. Dergilere ve özellikle iki çok farklı yayın mecrasına dair fikirlerinizi öğrenmek isterim...
Yayın kurulunda olduğum bir öykü dergimiz var, halen yayınlanmakta.
Özellikle öykücülerimiz büyük ilgi gösteriyor bu dergimize. Ne kadar okuru var bilmiyorum ama daha çok yazarlar birbirini okuyor gibi. İnternet dergiciliği, kolay ulaşılabilir olduğu için daha kısa sürede yol alıyor. Her basılı derginin bu başarıya sahip olması mümkün değil. Sanki bazıları bir yanıp sönen kuyruklu yıldızlar gibi. Bence dijital dergiler........
