menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bize Tolstoy'u Ruslardan bile çok sevdiren şey nedir?

27 0
15.09.2026

Sosyal medyada birçok Rus influencer, 19. yüzyıl Rus klasiklerini, özellikle Tolstoy ve Dostoyevski'yi onlardan çok okuyup sevdiğimizi iddia ediyor. Ulusça arada bir anlamlı istatistiğe konu olmak güzel. Sovyet yazar Viktor Şklovski'nin Lev Tolstoy biyografisi ise, yazarın ruhsal derinliğinde kat ettiği mesafe bakımından çok farklı! Şklovski'nin kitabını okuduğunuzda Tolstoy sevginiz değişmese de farklılaşacaktır!

Rus ve Dünya edebiyatının en büyük yazarlarından Lev Tolstoy, dünyanın dört bir yanında yeni kuşaklar tarafından tanınıp seviliyor, düşünceleri tartışılıyor, eserleri zamanın hükmüne ayak diriyor.

Tolstoy'u okumaya başladığımızda, engin bir coğrafyada soluk alıp vermeye başlarız. Fransa'dan Sibirya'ya, San Petersburg'tan Karadeniz kıyılarına çıktığımız o büyük seyahatte onun ikonik kahramanlarına eşlik ederiz. Onlarca ülkenin, daima sefer halinde yüzbinlerle ifade edilebilecek orduların, yükselen ya da düşen kralların, çarların, muzaffer ya da mağlup komutanlaın, toplumu ve hayatı sessiz ve derinden devrimlere tabi tutan bilim ve düşünce insanlarının dünyasına dahil oluruz.

TOLSTOY ŞEHRİNİN İNSANLARI

Kurmacalarıyla kendine has koca bir dünya yaratmış yazardır Tolstoy. Nicelik olarak da nitelik olarak da bu böyledir. Temsil, kurmacalarındaki tüm kahramanları bir araya gelse koca bir şehrin nüfusunu oluştururlar.

Neler var Tolstoy evreninde?..

Yedi roman (ikisi novela sınıfında sayılsa da), 10 novela, 30 civarında öykü, 5 tiyatro oyunu, sanat - pedagoji - din - felsefe ve kendi hayatına dair yüzlerce irili ufaklı yazısı var... En başta çocukluğundan gizemli ölümüne 82 yıllık hayatı ve o hayatıyla kesişen yüzlerce gerçek kişi var... Sadece "Savaş ve Barış"ta içinde Napolyon, Murat ve General Kutuzov gibi gerçek hayattan alınmış kahramanların da bulunduğu 600'e yakın karakter var...

Sadece Savaş ve Barış'ı ele alalım... O büyük destanın Piyer Bezuhov, Natasha Rostova, Andrei Bolkonsky, Marya Bolkonskaya, Nikolai Rostov, Hélène Kuragina, Anatole Kuragin, Prens Vasili ve Sonya gibi ana kahramanlarının her birinin hayatı tek başına roman malzemesi olabilir. O 2131 sayfalık romanında anlatılan 19. yüzyılın en kaotik yıllarını okurken binlerce parçalık yapbozun ana resmi yavaş yavaş belirir gözünüzün önünde.

Kimilerine göre başyapıtı bu büyük destan bile değildir. Kimi Anna Arkadyevna Karenina, Kont Aleksey Kirilloviç Vronski., Aleksey Aleksandroviç Karenin, Konstantin Dimitriyeviç Levin ve Prenses Yekaterina Aleksandrovna Şçerbatski, yani Kitty'si ile "Anna Karenina"yı, kimileri ise Prens Lev Nikolayeviç Mışkin, Nastasya Filippovna Baraşkova ve Rogojin'i ile "Budala"yı başyapıtı olarak kabul eder.

Şaheserlerden söz ederken eserleri ve kahramanları birbirleriyle yarışan kaç yazar vardır ki?

Benim gençlik yıllarımda örnek aldığımız yazar ve edebiyat eleştirmenleri belli başlı klasik yazarları hayatı boyunca birkaç kez okumamış kişileri, sıkı okur sınıfına sokmaz, kayda değer bulmazlardı.

Lakin iyi okur olmak, hatta okumak dijital dünyayla birlikte başka bir şeye evrildi. Bu bambaşka bir tartışma sebebi olan konuyu bir kenara bırakalım ve "Edebiyatta yabancılaştırma" kavramını ilk kez kullanan, Gorki ve Mayakovski kitaplarının yanı sıra kurmacalarıyla tanınan Sovyet yazar Viktor Şklovski'nin "Lev Tolstoy" biyografisine göz atalım.

ÇELİŞKİLER... ÖFKELER VE TUTKULAR!

Viktor Şklovski'nin kitabında Tolstoy'un hayatına dair çok ilginç ayrıntılar var.

Mesela, çocukluğundan ömrünün son günlerine kadar karıncaları izleyerek huzur bulmuş biri. Karıncaların mıkro dünyası büyük yazar için adeta hep bir anhtidepresan olmuş. Bunu hayatının son demlerine kadar büyük bir alışkanlık olarak sürdürmüş. Mikro dünyaları izleyerek makro dünyalar yaratabilmiş bir yazar olmak!.. Belki de sihir buralarda bir yerdedir.

Savaşları, çöken ve yeni kurulan devletleri, el değiştiren hanedanları, ülkesinde ve dünyada büyük değişimler yaratan bilimsel ve toplumsal değişimlere tanıklık etse de o kaotik çağın kalbürüstü tüm adamları bunalımları derinden hisseden, Antik Yunan trajedi kahramanları gibi sayısız çelişkiler içinde bir adam... Öte yandan yarım yüzyıldan fazla bütün insanlığın düşüncelerine sahip olup devrimin kaçınılmazlığını bilmesine karşın yarını göremeyen, direnmemeyi söyleyerek gözlerini yarına kapatmaya çalışan büyük bir karakter... İnanca yakınlığı ve uzaklığı ile her dem hayatın ve ruhun çelişkilerini barındıran bir adam... Din tüccarlarına "Babanız olan........

© 9 Eylül Gazetesi