menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Gün, Bir Tarih, Bir Direniş: 8 Mart

7 0
08.03.2026

Her sene 8 Mart geldiğinde çiçekler dağıtılır, mesajlar paylaşılır, kutlamalar yapılır. Ama bu tarihin arka planında sadece bir kutlama değil, yüzyılı aşan farklı bir mücadele hikayesi var.

Dünya Emekçi Kadınlar günü, kadınların hayatında eşitlik, adalet ve duruşlarına yakışır şekilde başlattıkları direniş mirasıdır.

19.yüzyılın sonu ve 20.yüzyılın başlarında fabrikalarda çalışan kadın işçiler; düşük maaşlara, uzun süreli çalışma saatlerine ve güvenli olmayan durumlara seslerini yükseltmeye başladı. Grevler, protestolar kısa sürede uluslararası bir dayanışma örneği doğdu. Kadınların emeği ve mücadelesi bu sayede dünya genelinde sembolik bir güne dönüştü.

1910 yılında düzenlenen uluslararası Kadınlar Konferansı’nda Alman hak savunucusu Clara Zetkin’in fikriyle “Dünya Kadınlar Günü” kabul edildi. Sonrasında 1917’de Rusya’da kadın işçilerin başlattığı “ekmek ve barış” talepli grevler bu tarihin akışını değiştirdi. Miladi takvimde 8 Mart’a denk geldiği için, aynı zamanda kadınların hak mücadelesinin simgesi oldu.

Türkiye’de 8 Mart ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak anıldı. Cumhuriyet’in ilanıyla kadınlara verilen seçme ve seçilme hakkı gibi tarihi kazanımlar, bu mücadelede dönüm noktası oldu. Seneler geçtikçe kadın hareketlerinin güçlenmesiyle, daha da geniş kitleler tarafından sahiplenildi.

İşte bu yüzden 8 Mart sadece bir gün değil.

Bir hatırlatma ama en çok da bitmeyen bir mücadeledir…


© 9 Eylül Gazetesi