Bak Rasim!
Ekrana yakışmayan görüntüsü beni hep rahatsız etmişti. Ama asıl mesele zehirli diliydi. Eleştiriyle hakareti birbirine karıştırıyordu. Günün gereklerine göre pozisyon alıyordu.
Mesela bir dönem Fethullah Gülen için methiyeler düzmüştü. Yurt dışına kaçan savcı Zekeriya Öz’ü öve öve bitiremiyordu. İktidar için yaptığı güzellemeler ise başlı başına kitap olurdu.
Ama ne yaparsa yapsın, bana göre ekrana yakışmıyordu. Üstelik bu konuda eline su dökemeyeceği insanlar işsiz kalırken o kanal kanal dolaşıyor, gazetelerde köşe yazıyordu. Boğaz’da bir yalıda oturuyor, belli ki çok para kazanıyordu.
Baksanız aynı meslekten sayılırdık. Oysa gerçek gazetecilikle uzaktan yakından ilgisi yoktu.
Evet, anladınız. Rasim Ozan Kütahyalı’dan bahsediyorum. Çünkü yine gündemde.
Kendisinin........
