menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Anlatalım o zaman

16 0
08.10.2026

AKP Sözcülerinin sık sık eski-yeni Türkiye kıyaslaması yapmasından usandık.

Her konuşmalarında eskiyi yerlere serip, iktidarlarını göklere çıkarma uğraşındalar. Şöyle demekteler;''Eski Türkiye'nin dili olsa da konuşsak. Çok değil, son 25-30 seneyi görebilsek.''

Konuşalım o zaman; Hatta son 30 seneyi değil 60 seneyi konuşalım. Hani belki kuyruklardan da söz etmemizi isterler. Yaşadığım sürece üç darbe, çok sayıda darbe girişimi görmüş bir kişi olarak öncelikle şunu söylemem gerekir ki daha mutluyduk. Bunu yalnızca ben söylemiyorum, Birleşmiş Milletler raporları söylüyor. Söz konusu raporlar ne yazık ki 2012 yılından bu yana olan verileri göstermekte. Daha eskilere gidebilsek çok daha farklı sonuçlar alacağımız kesin gibi. Bakın Dünya Mutluluk endeksinde ülkemiz 2012 yılında dünyada 143 ülke arasında 69. sırada yer alırken bugün 94’üncü sıraya gerilemiş durumda. Avrupa'da ise yıllardır savaşan Ukrayna'yı geride bırakmışız, sondan ikinci durumdayız.

Yeni Türkiye'nin neresinden başlayalım; neresini tutarsanız elimizde kalıyor. Siz bakmayın 'Büyüyoruz' söylemlerine. Gerçek büyüme ülkenin yarattığı değerlerin adil bölüşebilmesine, bu değerin toplumsal refaha dönüştürebilmesine bağlı olmalı. 37 bin 081 Lira açlık sınırı, 123 bin 130 lira yoksulluk sınırı olan bir ülkede bireylerin refah içinde mutlu yaşadıklarını söyleyebilir misiniz? Mutfağına yetişemeyen vatandaşın barınma, eğitim, sağlık, ulaşım ve insanca yaşayabilme........

© 9 Eylül Gazetesi